İçeriğe atla
Gündem

Ödül Kazanan Öyküyü Yapay Zekâ mı Yazdı? Caine Ödülü İnceleme Başlattı

Ödül Kazanan Öyküyü Yapay Zekâ mı Yazdı? Caine Ödülü İnceleme Başlattı

Afrika edebiyatının en bilinen öykü ödülü olan Caine Ödülü’nü 6 Ekim’de The Blue Fighter adlı öyküsüyle kazanan Zimbabveli yazar Simbarashe Steyn Kundizeza, metni yapay zekâyla yazdığı iddiasını reddetti. Ödülün yönetimi beş gün sonra gelen iddianın ardından inceleme başlattığını duyurdu.

Mürsel Çavuş

Kundizeza’nın öyküsü, 2026 Caine Ödülü’nün kısa listesine 27 Afrika ülkesinden gelen 407 başvuru arasından seçilmişti. Ödül 10.000 sterlin; jüriye gazeteci ve sunucu Bola Mosuro başkanlık etti, panelde yazar Nana Ekua Brew-Hammond, Orsod Malik, yazar Siphiwo Mahala ve oyuncu Sheila Atim yer aldı. Mosuro kazanan öyküyü “sürükleyici, dokunaklı ve ince işçilikli” sözleriyle anlattı; jüriye göre Kundizeza aile, inkâr ve bağlılık arasındaki gerilimi bir çocuğun gözünden kuruyor. Öykü ilk olarak 2025’te The Shallow Tales Review dergisinde yayımlandı.

Londra’daki törenden beş gün sonra, 11 Ekim’de The Atlantic’te yazar ve gazeteci Vauhini Vara imzalı bir yazı çıktı. Vara, öyküyü yapay zekâ tespiti yapan Pangram adlı yazılımdan geçirdiğini ve yazılımın metni neredeyse tümüyle yapay zekâ ürünü saydığını yazdı; yazılımın insan eli gördüğünü kabul ettiği tek bölüm, Güney Afrikalı şair Vangile Gantsho’ya ait yayımlanmamış bir şiirden alınan epigraftı. Vara, metinde “yapay zekâ üretimi yazıda sık görülen” kalıpları saydı: “x değil, y” kuruluşları, mecaz bolluğu, nasihat kokan özlü sözler.

Kundizeza X hesabından yanıt verdi: “Şüpheye yer kalmaması için: The Blue Fighter’ı ben yazdım. Yazmak için üretken yapay zekâ kullanmadım. Tümüyle kendi işim.” Vara’nın, yazarın 2021’de yayımlanan bir öyküsünün üslup olarak bu öyküden farklı olduğunu söylemesine de karşı çıktı: “Bir yazarın farklı üsluplarda ya da türlerde yazamayacağını, beş yıl ya da daha uzun sürede yazısını ciddi biçimde geliştiremeyeceğini söylemek, yazarlığın ne olduğunu baştan yanlış anlamaktır.”

Ödül Ne Dedi?

Caine Ödülü iddiaları incelediğini açıkladı: “Böyle iddialar ortaya atıldığında bunları araştırmak bizim sorumluluğumuz.” Kurum, süreci “insan merkezli” yürüteceğini, yazarların bu sırada desteklenmesini gözettiğini belirtti ve gelişmeleri kendi sayfasından paylaşacağını duyurdu.

Ödülün yönetim kurulu başkanı, yazar ve editör Ellah Wakatama ise tartışmanın yöntemine itiraz etti. BBC’nin Front Row programında, yapay zekâya değil onun son hakem sayılmasına karşı olduğunu söyledi: “The Atlantic ne derse desin, kazananımızı gerektiği gibi araştırmadan hilekâr ilan ettiler.” Wakatama, yazarların ve özellikle siyah yazarların, “henüz kaba ve ham” bir teknolojinin deneme sahası olmasından memnun olmadığını ekledi.

Vara, yazısında ve BBC’ye verdiği yanıtta Pangram’ın kendi araştırmalarına dayanarak yanlış pozitiflerin seyrek olduğunu, bunun ana dili İngilizce olmayan yazarlar için de geçerli olduğunu belirtti. Yine de aynı programda, yapay zekâ tespit yazılımlarının başarısına dair bağımsız araştırmanın az olduğunu kabul etti.

Üç Ayda Üç Ödül

Benzer iddialar bu yıl üst üste geldi. Temmuzda Trinidad’lı yazar Jamir Nazir, Commonwealth Vakfı’nın öykü ödülünü The Serpent in the Grove ile kazandı; sosyal medyada metnin yapay zekâ izleri taşıdığı iddia edildi. 25 Eylül’de Fransa’da Académie Goncourt, Kanada-Haiti kökenli yazar Thélyson Orélien’in C’était Ça Ou Mourir adlı romanını uzun listeden çıkardı. Akademi kararı “Goncourt Ödülü’nün ve Akademi’nin bütünlüğünü korumak” gerekçesine bağladı; Orélien romanı yapay zekâyla yazmadığını söyledi. İddia, adsız bir X hesabından yine Pangram çıktılarıyla gelmişti.

Ödüllerin yazılı kuralları da değişiyor. Yeni Zelanda’nın Ockham Kitap Ödülleri’nde bu yıl ilk kez uygulanan düzenleme kitabı kapağıyla birlikte bir bütün sayıyor: yapay zekâyla üretilmiş illüstrasyon ya da metin taşıyan eser yarışmaya giremiyor. Kuralın ilk sonucu, kapaklarında yapay zekâ kullanıldığı anlaşılan iki kitabın, Stephanie Johnson’ın Obligate Carnivore ve Elizabeth Smither’ın Angel Train adlı eserlerinin elenmesi oldu. Johnson kendi metninde yapay zekâ kullanmadığını, kapaktaki kullanımdan haberi olmadığını söyledi.

Türkiye’de Durum Ne?

Tartışma Türkiye’de henüz ödül masasına değil, yayıncılık masasına oturmuş görünüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Ankara’da topladığı Türk Dünyası Yayıncılık Kongresi’nde altı komisyon kuruldu; Türkiye Yazarlar Sendikası yazarları Yayın Hukuku, Fikri Haklar ve Telif Alışverişi Komisyonu’nda temsil etti. Komisyonu Evrensel’deki yazısında aktaran Kamil Tekin Sürek’e göre masada ağırlık bürokratlar ve yayıncılardaydı; yayıncıların bir bölümü yapay zekâyı stok, dağıtım ve muhasebe işlerinde kullanmayı düşünüyordu. Sürek’in aktardığı tablo bu yılın tartışmasını özetliyor: yayıncılar yapay zekâdan ve dijital yayıncılıktan çekiniyordu.

Caine Ödülü’nün incelemesi sürerken ortada iki ayrı soru duruyor: bir öyküyü kimin yazdığı ve bu soruya kimin cevap vereceği. İkincisinin yanıtı şimdilik bir yazılımın yüzdesinde.

Kaynaklar

Alıntıların çevirisi Bookinton’a aittir.

Diğer haberleri okumak için tıklayın.

Paylaş

Bunun gibi yazıları kaçırmayın

Her sabah günün kitabı, her pazartesi haftanın seçkisi. Sadece okumaya değer olanı.

Gönderim sıklığı

Çift onaylı kayıt · KVKK uyumlu · tek tıkla çıkış

Değerlendirme Yazın