İçeriğe atla
Dosya

Türk Şiirinin En Çok Alıntılanan Dizeleri

Türk Şiirinin En Çok Alıntılanan Dizeleri

Bazı dizeler şairinden bağımsız yaşar: Atasözüne dönüşür, meclis kürsüsünde okunur, şarkıya, marşa, hatta banknota girer. Yunus Emre’den Orhan Veli’ye dilden dile dolaşan dizeleri, en doğru biçimleri ve nerede alıntılandıklarıyla derledik.

Mürsel Çavuş

“Söz ola kestire başı” diye bir dize duydunuz mu? Yunus Emre’nin en bilinen beyitlerinden biri sık sık böyle söyleniyor ve Yunus’un söylediğinin tam tersini anlatıyor. Çok alıntılanan dizelerin kaderi biraz bu: Dilden dile geçtikçe aşınıyor, kimi zaman sahibini bile değiştiriyor.

Peki ölçütümüz ne? Bu bir oylama ya da sayım değil. Listedeki her dize için belgelenmiş bir iz aradık: atasözüne dönüşmesi, bestelenmesi, TBMM tutanaklarına ya da sözlüklere girmesi gibi. Dizeleri akademik neşirlerden ve güvenilir derlemelerden, iki ayrı kaynakla karşılaştırarak aldık.

Bir sınır daha koyduk: telif. Türkiye’de bir şairin eserleri ölümünden sonraki 70 yılın sonunda herkesin ortak malı olur. Bu yüzden ana listede 1955 ya da öncesinde ölen şairler var. Telifi süren şairleri yazının sonunda, dizelerini alıntılamadan andık.

Yunus Emre: “Söz ola kese savaşı”

Söz ola kese savaşı söz ola bitüre başı / Söz ola agulu aşı balıla yağ ide bir söz

TDK’nın Türk Dili dergisinde yazan A. Azmi Bilgin’e göre bu beyit bugün birçok kişinin ezbere bildiği, ama “Söz ola bitire savaşı, söz ola kestire başı / Söz ola zehirli aşı…” diye yanlış söylenen bir beyit. Yanlış biçimdeki “kestire başı” anlamı tersine çeviriyor. Bilgin’e göre buradaki “baş” yara demek: Söz savaşı bitirir, yarayı iyileştirir, zehirli aşı bal ile yağa çevirir. Yunus’un bir başka beyti de TBMM kürsüsüne çıktı. Mustafa Tatçı’nın neşrinde Gelün tanşuk idelüm işi kolay tutalum / Sevelüm sevilelüm dünyâ kimseye kalmaz diye geçen beyit, 2 Mart 2021’de Genel Kurul’da “Gelin tanış olalım / İşi kolay kılalım / Sevelim sevilelim / Dünya kimseye kalmaz” biçimindeki yaygın dörtlük hâliyle okundu.

Künye: Yunus Emre: Hayatı ve Bütün Şiirleri, haz. Abdülbâki Gölpınarlı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Pir Sultan Abdal: “Güzel âşık cevrimizi”

Güzel âşık cevrimizi / Çekemezsin demedim mi

“Cevr” eziyet, cefa demek; yolun çetin olduğu baştan söylenmiştir. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre Pir Sultan’ın birçok nefesi Alevî-Bektaşî cemlerinde okunageldi, bu nefes ise Sünnî tekkelerinde de yaygın biçimde okundu. Sadettin Nüzhet Ergun’un derlemesinde sabâ makamında notası da var. Pir Sultan’a atfedilen şiirlerin bir kısmının sahihliği tartışmalı olduğu için dizeleri TDV’nin aktardığı biçimiyle verdik.

Künye: Pir Sultan Abdal, Abdülbâki Gölpınarlı ve Pertev Naili Boratav, Kapı Yayınları.

Köroğlu: “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu”

Tüfek icat oldu mertlik bozuldu / Eğri kılıç kında paslanmalıdır

Köroğlu’na atfedilen “Benden selam olsun Bolu Beyi’ne” koçaklamasının bu dizesi, atasözü gibi yaşıyor. Selami Özsoy’un 2000–2009 arasındaki gazeteleri tarayan çalışması, köşe yazarlarının dizeyi olumsuz bir değişimi anlatmak için kullandığını gösteriyor; “silah icat oldu”, “delikli demir icat oldu” gibi çeşitlemeleri bile var. Köroğlu yarı efsanevi bir figür; şiirleri yüzyıllar boyunca sözlü gelenekte yaşadı. Dizeyi Cahit Öztelli’nin derlemesindeki biçimiyle verdik; Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 tarihli antolojisinde “Tüfenk icad oldu mertlik bozuldu / İğri kılınç kında paslanmalıdır” diye geçiyor.

Künye: Pertev Naili Boratav, Köroğlu Destanı, Kırmızı Yayınları.

Karacaoğlan: “İncecikten bir kar yağar”

İncecikten bir kar yağar / Tozar Elif Elif diye

Bu koşmayı çoğumuz türkü olarak tanıyoruz. Hıncal Uluç, 2010’da Yalçın Tura’nın Karacaoğlan operası vesilesiyle yazdığı yazıda onu milyonların ezbere bildiği bir halk ezgisi olarak anıyor. Sadettin Nüzhet Ergun’un 1938 tarihli antolojisinde dize “Tozar elif elif deye” biçiminde geçiyor; türküde ise “diye” söyleniyor.

Künye: Karacaoğlan, Gülleri Var Bizim Güle Benzemez, haz. Erhan Çapraz, Kapı Yayınları.

Dadaloğlu: “Ferman padişahın, dağlar bizimdir”

Hakkımızda devlet etmiş fermanı / Ferman padişahın dağlar bizimdir

Avşarların zorla iskânına karşı söylendiği kabul edilen bir koşma; genellikle 1865’te kurulan Fırka-i Islâhiye’nin göçebe Avşarları yerleşik hayata zorladığı döneme bağlanıyor. Dize bugün de yaşıyor: 18 Ocak 2023’te TBMM’de Uludağ’a ilişkin bir kanun teklifi görüşülürken ikinci mısra kürsüden okundu. Yaygın biçim “Ferman padişahınsa”; Sadettin Nüzhet Ergun’un Türk Şairleri derlemesinde (3. cilt) ise şart eki yok.

Künye: Ahmet Şükrü Esen, Dadaloğlu: Anadolu Âşıkları II, haz. İsmail Görkem, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları (yayınevi sitesinde şu an tükendi görünüyor).

Fuzûlî: “Beni candan usandırdı”

Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı? / Felekler yandı âhimden, murâdım şem’i yanmaz mı?

Sevgili şairi canından bezdirmiştir ama kendisi eziyet etmekten bıkmaz; şairin âhı gökleri yakmıştır ama dileğinin mumu bir türlü yanmaz. TDV İslâm Ansiklopedisi, Fuzûlî’yi şiirleri en çok bestelenen şairlerin başında sayıyor: Notası elde bulunan yüzü aşkın eser onun güftelerinden. Bu gazel tek başına on kez bestelenmiş.

Künye: Fuzûlî, Şahane Gazeller 1, haz. İskender Pala, Kapı Yayınları.

Bâkî: “Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş”

Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş

Sesini Davud peygamber gibi dünyaya sal; bu kubbede kalıcı olan, güzel bir sesmiş. “Bâkî” burada hem şairin adı hem “kalıcı” anlamında. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre ikinci mısra bugün atasözü gibi dolaşıyor. “Kubbede hoş bir seda bırakmak” deyişi de buradan geliyor.

Künye: Bâkî, Dîvân, dil içi çeviri Furkan Öztürk, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Ziya Paşa: “Âyinesi iştir kişinin”

Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i akl-ı eserinde

İnsanın aynası yaptığı iştir, sözüne bakılmaz; aklının derecesi eserinde görünür. Ziya Paşa’nın 1870’te Avrupa’dayken yazdığı Terkîb-i Bend’in beşinci bendinden. Coşkun Ak’ın 1990 tarihli incelemesi bu bendin beyitlerini “âdeta atasözü olmuş” diye niteliyor. Ziya Paşa’nın başka bir beyti ise sahibini şaşırdı; aşağıda anlatıyoruz.

Künye: Ziya Paşa, İki Cihan Arasında 2, haz. İsa Kocakaplan, Kapı Yayınları.

Namık Kemal: “Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini”

Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini / Yoğimiş kurtaracak bahtı kara maderini

“Yoğimiş” yok imiş, “mader” anne demek; burada vatan kastediliyor. Namık Kemal bu beyti, 93 Harbi’nin felaketleri üzerine Midilli’de şair arkadaşı Hikmet’le birlikte yazdığı Vatan Mersiyesi’nde her bendin sonunda tekrarlar. Belleten’de yayımlanan bir makaleye göre Mustafa Kemal bu beyti Harbiye’de öğrenciyken de arkadaşlarına okumuştu. 1919’un aralık ayında Kırşehir’de ve Ankara’da ise umutsuzluğu tersine çevirerek okudu: Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini / Elbet bulunur kurtaracak bahtı kara mâderini. Beyit 2 Aralık 2025’te de TBMM Genel Kurulu’nda okundu.

Künye: Namık Kemal, İki Cihan Arasında 3, haz. İsa Kocakaplan, Kapı Yayınları.

Tevfik Fikret: “Yiyin efendiler yiyin”

Yiyin efendiler yiyin, bu hân-ı iştiha sizin, / Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

“Hân-ı iştiha” iştah sofrası demek. Fikret, 1912’de Meclis-i Meb’ûsan kapatılınca İttihatçılara karşı yazdığı “Hân-ı Yağmâ” şiirinde iktidarı bir yağma sofrasına benzetir. Cem Karaca şiiri “Yağma Sofrası” adıyla besteledi ve 1980’de çıkan Hasret albümünde yayımladı. Dilbilimci Mustafa Öner bu dizeleri “o çok ünlü dizeler” diye anıyor. Dikkat: “Hân-ı Yağmâ” şiirin adı; dizede geçen ifade “hân-ı iştiha”.

Künye: Tevfik Fikret, Halûk’un Defteri, Şermîn, Son Şiirler (Bütün Şiirleri 3), haz. Asım Bezirci, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Mehmet Âkif Ersoy: “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak”

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

Türkçenin belki de en çok tekrarlanan dizeleri. İstiklâl Marşı 12 Mart 1921’de TBMM’de kabul edildi; Anayasa’nın 3. maddesi onu millî marş olarak sayar. İlk iki kıtası 1983–1989 arasında tedavülde kalan 100 liralık banknotun arka yüzünde de yer aldı. Âkif, marşı milletin eseri saydığı için Safahat’a almadı. Bir de küçük not: Osman Zeki Üngör’ün bestesinde “şafaklarda” sözcüğü iki müzikal cümle arasında bölünür, ama dize tek parçadır.

Künye: Mehmet Âkif Ersoy, Safahat: Orijinal Metin, Sadeleştirilmiş Metin, Notlar, haz. Fazıl Gökçek, Ö. Faruk Huyugüzel, Rıza Bağcı, Dergâh Yayınları.

Kemalettin Kamu: “Gurbet benim içimde”

Ben gurbette değilim, / Gurbet benim içimde!

Bu dizelerin yer aldığı “Gurbet” şiiri şairine bir unvan kazandırdı: Kemalettin Kamu “gurbet şairi” diye anılıyor. TDK’nın Güncel Türkçe Sözlük’ü “gurbet” maddesinde bu dizeleri örnek olarak veriyor. Hümeyra da şiiri 1990’da besteleyip “Tutkulardan İntihar” albümünde seslendirdi.

Künye: Kemalettin Kamu, Gurbet Benim İçimde: Bütün Şiirleri, haz. Ziya Karatekin, Dergâh Yayınları.

Sabahattin Ali: “Aldırma gönül”

Başın öne eğilmesin, / Aldırma gönül, aldırma;

Sabahattin Ali bu şiiri 1933’te Sinop Cezaevi’nde yazdı; özgün adı “Hapishane Şarkısı V”. Kerem Güney 1976’da besteledi, Edip Akbayram ve Dostlar ertesi yıl 45’lik olarak yayımladı. Selda Bağcan’dan Ruhi Su’ya pek çok sanatçı seslendirdi; şarkı ya da sözleri Hababam Sınıfı Tatilde ve Selvi Boylum Al Yazmalım gibi filmlerde de kullanıldı. Selvi Boylum’da İlyas’ın kamyonunun adı “Aldırma Gönül”dür. Pek çok okur dizeyi şiirden önce şarkıdan tanıdı.

Künye: Sabahattin Ali, Bütün Şiirleri, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Orhan Veli Kanık: “İstanbul’u dinliyorum”

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;

TDK’nın Güncel Türkçe Sözlük’ü “lodos” sözcüğünü bu şiirden bir örnekle açıklıyor. Zülfü Livaneli’nin bestesini Leman Sam 1988’de seslendirdi; Fazıl Say’ın gençlik yıllarında yaptığı beste de 2013’te çıkan “İlk Şarkılar” albümünde Serenad Bağcan’ın sesiyle yayımlandı. Şiirdeki küçük bir ayrıntı genellikle gözden kaçar: Her kıta bu dizeyle açılır, ama şiir “gözlerim kapalı” olmadan, yalnızca “İstanbul’u dinliyorum.” diye biter. Orhan Veli’nin eserleri 2021’den beri herkesin ortak malı.

Künye: Orhan Veli Kanık, Bütün Şiirleri, resimleyen Bedri Rahmi Eyüboğlu, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.

Telifi Süren Ama Dillerden Düşmeyenler

Aşağıdaki şiirlerin dizelerini burada alıntılamıyoruz. Bu şairlerin eserleri hâlâ telif koruması altında: Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre 70 yıllık koruma süresi, ölümü izleyen yılın ilk gününden başlıyor. Bu dizeleri en güzel hâlleriyle kitaplarında okumak gerekiyor. Eserlerin herkesin ortak malı olacağı yıl parantez içinde.

  • Cahit Sıtkı Tarancı, Otuz Beş Yaş (2027). Ayrıntılar için: 2027’de Telif Hakları Biten 10 Yazar
  • Yahya Kemal Beyatlı, Sessiz Gemi (2029)
  • Ahmet Hamdi Tanpınar, Ne İçindeyim Zamanın (2033). Bu şiirin iki mısraı şairin mezar taşında yazılı.
  • Nâzım Hikmet, Kız Çocuğu (2034). Ayrıca: Bu Dünyadan Bir Nâzım Hikmet Geçti
  • Âşık Veysel, Uzun İnce Bir Yoldayım (2044)
  • Özdemir Asaf, Lavinia (2052)
  • Necip Fazıl Kısakürek, Kaldırımlar (2054)
  • Ahmed Arif, Hasretinden Prangalar Eskittim (2062)
  • Attilâ İlhan, Ben Sana Mecburum (2076)
  • Sezai Karakoç, Mona Roza (2092)

Sahibini Şaşıran Dizeler

Çok alıntılanan her dize doğru adresle dolaşmıyor. Sık karşılaşılan dört örnek:

  • Gel, gel, ne olursan ol yine gel: Mevlânâ’ya mal edilir. Yakup Şafak’ın 2009 tarihli incelemesine göre rubai, Dîvân-ı Kebîr’in tenkitli neşrinde yok; İranlı şair Baba Efdal-i Kâşânî’ye ait olması daha güçlü bir ihtimal.
  • Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm: Sık sık Mehmet Âkif’e atfedilir. Oysa bu, Ziya Paşa’nın 1870’te Cenevre’de yazdığı bir gazelin ilk dizesi.
  • Sen kokmayan gülü neyleyim: Fatih Sultan Mehmed’e mal edilen bu şiir, Fatih’in divanında yok; Fatih şiirlerinde “Avnî” mahlasını kullanır, bu şiirde mahlas da bulunmuyor.
  • Hak bildiğin yolda yalnız da olsan yürü: Tevfik Fikret’te bu biçimde bir dize yok. Aslı Halûk’un Defteri’ndeki “Bir Tasvîr Önünde” şiirinden: Hak bellediğin bir yola yalnız gideceksin!

Dizeler kitaptan çıkıp dillere konuyor; en doğru hâlleri ise hâlâ kitaplarında duruyor. Sizin dilinizden düşmeyen dize hangisi?

Kaynaklar

Diğer dosyaları okumak için tıklayın.

Paylaş

Bunun gibi yazıları kaçırmayın

Her sabah günün kitabı, her pazartesi haftanın seçkisi. Sadece okumaya değer olanı.

Gönderim sıklığı

Çift onaylı kayıt · KVKK uyumlu · tek tıkla çıkış

Değerlendirme Yazın