Dünyayı Sallayan Çin: Bir Virgül Dört & Çin'e İçeriden Bir Bakış
Bir Türk gazetecinin Çin'in çalkantılı sosyal yaşamı içinde 13 yıl gezindikten sonra yazdığı kitap, sadece Çin'in Çin Komünist Partisi'nden Z kuşağına uzanan siyasi tahlilini yapmakla kalmıyor, sıradan insanların yaşamına da ışık tutarak 1.4 milyarlık bu dev ülkenin gizli gücüne dikkat çekiyor.
13 yıl Çin'de yaşamış bir Türk gazeteci kapsamlı ve derinlikli bir Çin kitabı yayınladı. Kürşat Emre Demir'in Remzi Kitabevi’nden çıkan 'bir virgül dört' isimli eseri Çin'i merak edenler, Çin'de iş yapmak isteyenler, hatta sadece turistik seyahat düşünenler için bile mutlaka okunması gereken bir rehber niteliğinde.
Çin kuşkusuz önümüzdeki yıllarda dünyanın kaderini belirleyecek, dünyayı sallayacak ülkelerden biri. Kendine özgü otoriter yapısı, 'ebeveyn devlet' modelinin neredeyse 7/24 bireyleri kontrol ettiği ve yönettiği bir yaşam tarzıyla ve dijital teknolojide öncülük iddiasıyla eşi benzeri olmayan bir ülke ve toplum…
Emre Demir bu devasa ülkeyi, 2011'den 2024'e kadar geçirdiği evrim ve devrimin bütün çalkantı ve çelişkileriyle birlikte titiz bir gözlemci tanık olarak izleyip kaydetmiş. Hem Çin Komünist Partisi'nin yönetim tarzı hem de bireylerin, insan öykülerinin zenginliği içinde Çin’i adeta bir uçtan bir uca dolaşıyorsunuz.
Demir ile birlikte Moğol bozkırlarına yakın Yulin şehrinde çölleşmeye karşı yerel kahramanlarla beraber 'yeşil kuşak' için fidan dikiyorsunuz. Ya da Hainan Adası açıklarında deniz eko sistemini korumak için uzman dalgıçlarla birlikte 'Mercan resiflerine dalıp 'mercan dikme' yaparak Çin'in 'Mavi Vatan' dediği çevre kavgasına destek veriyorsunuz.
Emre Demir, bir Türk olarak başta yadırgadığını da itiraf ettiği, aşırı kurallı aşırı kontrollü Çin sosyal yaşamının, toplumda güven ve istikrar sağladığını kabul ediyor.
Türk Okurlara İfşa Edilen Sır
Demir Türk okurlarına, bütün dünyanın merak ettiği bir sırrı da ifşa ediyor. Çin Komünist Partisi (ÇKP) 1.4 milyarlık bu devasa ülkeyi nasıl yönetiyor? Ülkede itaati nasıl sağlıyor?
Demir bunun kökünde Konfüçyüs'e dayalı ailede babaya dayalı patriarkal sistemin yattığını belirtiyor. ÇKP geleneksel Çin kültürünün 'Devlet Baba'yı yücelten felsefesini modernize ederek toplumu hem yönetiyor hem de disipline ediyor.
Yine de Çin toplumu her baskıyı sessizce kabul eden 'uysal çocuklar' sınıfı değil. Örneğin Covid yasakları döneminde aşırı baskıya karşı sosyal medyada eleştiri dalgası patlak veriyor. ÇKP bu eleştirileri sildirince bu kez insanlar ellerinde boş A4 kağıtları ile sokağa dökülmeye başlıyorlar. Daha büyük bir protesto dalgasından çekinen ÇKP Covid yasaklarını bir gecede toptan kaldırıyor. Toplum 'Devlet Baba'ya dersini veriyor.
Çin'in şu anda dünyada büyük bir yarışa dönüşen elektrikli otomobiller, bataryalar, yapay zeka, insansı robotlar gibi ileri teknolojilerde öncü rolü oynamasının arkasında da kuşkusuz bu Devlet Baba'nın planlama ve teşvik desteği yatıyor.
Çin'in önemli zaafları da Demir'in kaleminden bütün gerçekliği ile gözler önüne seriliyor.
Sorunlar… Sorunlar…
Giderek azalan evlilikler, düşen doğum oranları ve hızla yaşlanan nüfus Çin'in geleceğini de belirsiz hale getiriyor.
İleri teknolojide ihracat atakları ile dünya pazarına göz diken Çin, kendi ülkesinde artan genç işsizlik sorunu ile baş etmede zorlanıyor. Hele Z kuşağı arasında yayılan 'yan gelip yatma' eğilimi kuşkusuz ÇKP yöneticilerini çıldırtıyor. Bunu Çin gençliğine dönük emperyalist komplo olarak tanımlayanlar da var…
Ama Çin'de 996 olarak kodlanan sabah dokuzdan akşam dokuza altı günlük yorucu çalışma temposunun da Z kuşağı üzerinde bıktırıcı bir etki yarattığı görülüyor.
Demir Çin kültüründe çok önemli bir yer tutan yeme-içme adetlerini de renkli bir şekilde anlatıyor. Sokak lokantaları, hotpot menüsü, ağızda uyuşturucu bir etki bırakan Sichuan biberi, popüler Uygur mutfağı kebapları bu geniş sofra manzarasında neredeyse iştah açıyor.
Demir bir pilav ülkesi olan Türkiye'den gidenlerin Çin pilavı ile karşılaşınca yaşadığı şoku da belli ki bizzat denediği için canlı biçimde anlatıyor. Bizim pilava benzemeyen Çin pirinç lapasının adeta Türkiye'de ekmek tüketimine karşılık geldiğini belirterek bu konudaki kültürel geleneği açıklıyor.
Kitap Çin'in dünya pazarında yapay zeka, uçan otomobiller, insansı robotlar gibi alanlarda ABD'ye meydan okuyan hedeflere kilitlendiği gerçeğiyle bitiyor. Çin dünyayı 'sallamaya' hazırlanıyor.
Fırtına Beklentisi…
İleri teknolojide bu kadar iddialı bir ülkede sıradan insanların Daoizm, Budizm, Atalar kültü gibi dini gelenekleri sürdürmesi, hatta batıl inançlara, büyü, fal gibi olaylara ilgisi Çin'in bir başka derin çelişkisini de ortaya getiriyor.
Demir bundan sonra Çin'e dair ikinci bir kitabı küresel jeopolitik bağlamda düşündüğünü vurguluyor.
Tayvan üzerinden Çin-ABD rekabeti kızışırken ve Çin'in 'Bir Kuşak Bir Yol' projesi Orta Asya Türk devletlerinin bağrından geçerken, jeopolitik kavgalar hem Çin'in hem Türkiye'nin geleceğini belki sandığımızdan daha derin etkileyecek. Demir'in kitabı adeta ufuktaki fırtınalara dikkat çekiyor.
Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.
Beğendiğin cümleyi kartla paylaş
Bu kitaptan alıntılar
Bu kitaptan henüz alıntı eklenmemiş. Yukarıdaki karttan ilk alıntıyı sen paylaş!
Bunun gibi kitapları kaçırmayın
Her sabah günün kitabı, her pazartesi haftanın seçkisi. Sadece okumaya değer olanı.
Remzi Kitabevi kitapları
Kitapçının Kızı
Alaycı Kuş
Flores Kadınlarının Laneti
İnceleme
İçimizdeki Çocuk – Doğan Cüceloğlu
İnceleme
Muazzam Muazzez – Sedef Kabaş
5,0
İnceleme