İçeriğe atla
Dosya

Booker Ödülü’nün Zirvesindeki Yazarlar – En Çok Aday Gösterilenler ve Çifte Booker Kazananlar

Booker Ödülü’nün Zirvesindeki Yazarlar – En Çok Aday Gösterilenler ve Çifte Booker Kazananlar

Booker Ödülü’nün uzun tarihinde bazı yazarlar, aday gösterilmenin yanı sıra ödülü de birden fazla kez kazanarak edebiyat tarihine adlarını yazdırdı. Bu dört yazarı; John Maxwell Coetzee (J.M.Cootze), Margaret Atwood, Peter Carey ve Hilary Mantel hadi gelin, yakından tanıyalım.

Pınar Öz

Booker ödülü her yıl İngilizce dilinde yazılmış kurgu eserlere verilen prestijli bir ödül. Ödül uzunca bir süre sadece İngiliz Milletler Topluluğu ve İrlanda’daki yazarlara veriliyordu. 2014 yılında yapılan düzenlemeyle milliyeti ne olursa olsun, eserlerini İngilizce yazan Birleşik Krallık veya İrlanda’da yayımlayan tüm yazarlara verilmeye başlandı.

Ödül bir yazarın tüm edebi kariyerini değil, o yıl yayımlanan tek bir romanına veriliyor. Bu nedenle daha önce Booker Ödülü kazanmış bir yazar, sonraki yıllarda yayımladığı yeni romanıyla yeniden aday gösterilebiliyor. Yazarın ikinci kez ödüle layık görülmesi, yalnızca yeni bir eser yayımlamış olmasından değil, o romanın da kendi döneminin en güçlü ve en nitelikli yapıtları arasında yer almasından kaynaklanıyor.

 Booker Ödülü’nün 57 yıllık tarihinde, yalnızca dört yazar bu prestijli ödülü iki kez alma başarısını gösterebilmiş. Bu yazarlar da John Maxwell Coetzee (J.M.Cootze), Margaret Atwood, Peter Carey ve Hilary Mantel oldular.

Booker Ödülü’nü iki kez kazanan yazarlar:

John Maxwell Coetzee (J. M. Coetzee)

Booker Ödülü’nün en gözde yazarlarından J.M.Cootze altı defa aday gösterildiği ödülü iki defa kazandı. Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan az sayıda Booker Ödüllü sahibi yazardan birisi olmayı başlardı.

J. M. Coetzee 1940 yılında Güney Afrika’nın Cape Town şehrinde doğdu. İngiliz Dili ve matematik üzerine eğitim aldı. Barbarları Beklerken adlı romanıyla edebiyat dünyasında tanındı ve bu kitabıyla ödüller aldı. Alegorik bir anlatı üzerine kurulmuş yapıt, sömürgecilik, iktidar ve şiddet üzerine yazılmış en önemli çağdaş eserlerden biri kabul edildi.

Dünyada kendisine ün kazandıran eseri Michael K: Yaşamı ve Yaşadığı Dönem fiziksel ve zihinsel açıdan kusurlu bir gencin gözünden Güney Afrika’daki iç savaş ortamını, birey ve devlet ilişkisini anlatır. Bu eseriyle 1983 yılında Booker Ödülü’ne laik görüldü.

Coetzee’nin eserlerinde suçluluk, derinleşen bir iç hesaplaşmaya dönüşerek karakterleri hem kendilerine hem de topluma yabancılaştırır. Bunun güçlü şekilde işlendiği eserlerden biri Utanç’tır. Edebiyat profesörü David Lurie’nin bir öğrencisiyle yaşadığı ilişki sonrasında içine düştüğü bireysel çöküşü anlatan roman, aynı zamanda Apartheid sonrası Güney Afrika’nın toplumsal ve ahlaki dönüşümünü eleştirir. Bu romanıyla 1999 yılında ikinci kez Booker Ödülüne laik görüldü. Çok sayıda dile çevrilen eser, çağdaş dünya edebiyatının önemli yapıtlarından biri kabul edilir. 2008 yılında yönetmen Steve Jacobs tarafından sinemaya da uyarlandı.

J. M. Coetzee 2003 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldı. Roman, deneme, makale ve anı türünde çok sayıda eseri var. İngiliz edebiyatının yaşayan en büyük yazarlarından biri kabul ediliyor.

Margaret Atwood

Margaret Atwood 1939 yılında Kanada’da doğdu. İngiliz Dili ve Edebiyatı eğitimi aldı. Distopya ve ütopya türlerini birleştirerek, üstopya adını verdiği türde eserler ortaya koydu.

Uluslararası başarıyı 1985 yılında yayımlanan Damızlık Kızın Öyküsü ile kazandı. Distopik bir geleceği anlatan roman, kadın hakları, otoriter yönetimler ve bireysel özgürlükler üzerine güçlü eleştirileriyle modern edebiyatın klasikleri arasında girdi. Bu eseriyle 1987 Arthur C. Clarke Ödülüne laik görüldü.

Kör Suikastçı romanı Iris ve Laura Chase adlı iki kız kardeşin trajik hayatını, aile sırlarını ve 20. yüzyılın toplumsal çalkantılarını anlatır. Distopik bir gelecekte geçen roman, iç içe geçmiş katmanlı kurgusuyla dikkat çeken anı-roman türünde bir başyapıttır. Kör Suikastçı 2000 yılında Booker Ödülüne laik görüldü.

Ahitler romanı Damızlık Kızın Öyküsü’nün devamıdır. Distopik ülkede kurulan baskıcı Gilead rejiminin son yıllarını anlatır. Üç kadın anlatıcının gözünden totaliter rejimlerin işleyişini, kadınların direnişini ve iktidarın kırılganlığını farklı bakış açılarından ele alır. Bu eserle 2016 Booker Ödülü’ne ikinci kez laik görüldü. Ödül Jürisi bu yıl iki yazara ödül verilmesini kararlaştırdı. Margaret Atwood ödülü Bernardine Evaristo ile paylaştı. Evaristo, “Kız, Kadın, Öteki” adlı romanıyla ödüle layık görüldü. Böylece Booker tarihinde ilk defa siyah bir kadın yazara ödül verilmiş oldu.

Atwood roman, şiir, öykü, deneme ve eleştiri alanlarında 60’tan fazla kitap yayımladı. Atwood Booker Ödülüne altı defa aday gösterildi. Kanada edebiyatının yaşayan en büyük yazarından biri kabul edilir.

Peter Carey

Peter Carey 1943’te Avustralya doğdu. Geelong Grammar School’da eğitim gördü. Uzun dönem reklam metin yazarlığı yaptı. Bu dönemde Joyce, Kafka, Faulkner, Beckett’ın kitapları ile tanışıp etkilenerek yazmaya başladı. İlk romanı Mutluluk’u 1981 yılında yayınlandı. Otobiyografik özellikler taşıyan roman yayınlandığında büyük ilgi gördü ve çok sayıda ödül aldı.

Oscar and Lucinda Viktorya Dönemi İngiltere’si ile sömürge Avustralya’sında geçen sıra dışı bir aşkı anlatır. Kumar metaforu üzerinden insan yaşamındaki belirsizlikleri, kaderi ve tutkuyu sorgular. Tarihsel gerçekleri kurmaca ile birleştiren roman, 1988 yılında Booker Ödülü’ne layık görüldü. Eser birçok ülkede çok satanlar listesine girdi, çok sayıda dile çevrildi. 1997 yılında yönetmen Gillian Armstrong tarafından sinemaya da uyarlandı.

Kelly Çetesinin Gerçek Tarihi kitabında Avustralya’nın hem tarihi hem de mitolojik bir statüye sahip efsanevi halk kahramanı ve kanun kaçağı Ned Kelly’nin yaşamını anlattı. Carey kültürel bir ikondan ulusal bir mit yaratmış ve bu da tüm dünyada ilgiyle karşılanmıştı.  2001 yılında Booker Ödülüne laik görüldü. Eser Commonwealth Yazarlar Ödülü dahil olmak üzere 17 ödül kazandı. Hakkında 200’den fazla eleştiri ve makale yazıldı ve 28 dile çevrildi. Eser 2019 yılında yönetmen Justin Kurzel tarafından sinemaya da uyarlandı.

Roman, öykü, deneme ve türlerinde bugüne kadar 18 eser yayımladı. Carey, Booker Ödülüne beş defa aday gösterildi. Avusturalya edebiyatının yaşayan en büyük yazarlarından biri kabul ediliyor.

Hilary Mantel

Hilary Mantel 1952 yılında İngiltere’de doğdu, Londra’da hukuk eğitimi gördü. Yaşadığı sağlık sorunları hareketlerini kısıtladı ve kurgu yazmaya başladı. İlk romanı Her Gün Anneler Günüdür 1985 yayımlandı. Eser sıradan insanların bastırılmış arzularını, yalnızlıklarını kara mizahla anlatır.

Uluslararası başarıyı tarihsel romanlarıyla kazandı. Kurtlar Hanedanı en önemli eseridir. 16. yüzyıl İngiltere’sinde VIII. Henry’nin başdanışmanı Thomas Cromwell’in anlatımıyla Tudor Sarayı’ndaki iktidar mücadelelerini, VIII. Henry’nin Aragonlu Catherine’den boşanarak Anne Boleyn ile evlenme sürecini anlattı. 2009 yılında bu eseriyle Booker Ödülü’ne laik görüldü.

Ölüleri Getirin üçlemenin ikinci kitabı oldu. VIII. Henry’nin Anne Boleyn ile evliliğinin çöküşünü ve Anne Boleyn’in yargılanarak idam edilmesine uzanan süreci, yine kralın başdanışmanı Thomas Cromwell’in gözünden anlattı. 2012’de ikinci kez Booker Ödülü’ne layık görüldü ve Costa Yılın Kitabı ödülünü aldı.

Serinin son kitabı Ayna ve Işık’tır. Bu üçleme tarihi roman türünün en önemli eserlerinden kabul edilir.

Mantel roman, anı ve öykü türlerinde on yedi eser verdi. Booker Ödülü’ne dört defa aday gösterildi.

Hilary Mantel 22 Eylül 2022 yaşamını yitirdi.

Diğer dosyaları okumak için tıklayın.

Paylaş

Bunun gibi yazıları kaçırmayın

Her sabah günün kitabı, her pazartesi haftanın seçkisi. Sadece okumaya değer olanı.

Gönderim sıklığı

Çift onaylı kayıt · KVKK uyumlu · tek tıkla çıkış

Değerlendirme Yazın