Yayıncılıkta İş Başvurusu: Elenme Nedenleri ve Bunları Aşma Yöntemleri
Özenli bir öz geçmiş, doğru yazılmış bir e-posta ve hazırlanılarak girilen bir görüşme size işi garanti etmez. Ancak bunların eksikliği, gerçekten iyi olduğunuz bir işi daha kendinizi gösterme fırsatı bulamadan kaybetmenize neden olabilir.
Derya Dinç
Bu makale, LinkedIn üzerinden aldığım bir mesajla başladı. “Derya Hanım,” diye başlıyordu mesaj. “Verdiğiniz redaktör ilanına başvurmuştum. Kısa süre önce bir arkadaşımla anlaştığınızı öğrendim. Hayırlı olsun. Ben de pek çok ilana başvurduğum hâlde dönüş alamadım. Acaba neden uygun bulunmadığıma dair geri bildirim verebilir misiniz? Kendimi geliştirmem gereken noktalar varsa onlarla ilgilenmek isterim.”
Genç arkadaşımızın mesajı çok samimiydi. Bu yüzden zaman ayırıp öz geçmişini tekrar inceledim ve kendisine başvurusunu nasıl geliştirebileceği konusunda detaylı bir dönüş yaptım. Fakat bu aynı zamanda reddettiğim onlarca öz geçmişi de tekrar değerlendirmeme neden oldu. Neden bazı başvurular öne çıkıyor, fakat bazıları doğrudan siliniyordu?
Tüm başvuruları incelediğimde ortaya bazı ortak noktalar çıktı. Ben de iş arayan meslektaşlarımız için bu makalede bu noktaları bir araya getirdim.
Başvuru, öz geçmişiniz açılmadan önce başlar
Burada orta yolu bulmak kolay değil. Aşırı süslü, abartılı öz geçmişler de kötü tasarlanmış, yarısı boş bırakılmış metinler kadar kötü. Eğer teknik yönünüz biraz güçlüyse, Canva gibi kolay tasarım sitelerinin sunduğu öz geçmiş şablonlarından faydalanabilirsiniz.
Bu siteleri kullanamıyorsanız bile, öz geçmişinizi Word belgesi olarak göndermeyin. Bunun yerine Word üzerinde okunması kolay bir öz geçmiş hazırladıktan sonra, en azından bunu PDF olarak kaydedip iş başvurularında bu dosyayı kullanın.
Özellikle mizanpaj yapan meslektaşlarımız için tasarım çok daha önemli. Öz geçmişiniz ve portfolyonuz sizin ilk imzanız ve oluşturacağınız ilk imaj. Bu nedenle portfolyonuzu hazırlamaya zaman ayırın ve gözü yormayan, fakat yaptığınız işleri öne çıkaran sade tasarımları tercih edin.
Dosya adınız sizi tanıtmalı
Başvuru dosyalarınızın “ÖZ”, “CV”, “Özgeçmiş”, “Yeni Belge”, “Son” ve “Güncel CV” gibi adlarla gönderilmesi gözden kaçmanıza neden olabilir. Bilgisayarımda öz geçmişlerin toplandığı klasörler var. Bu klasörlerde kimi zaman onlarca dosya oluyor. Dosya adı profesyonel formatta olan öz geçmişler daha dikkat çekiyor. Bu kişilerin isimleri aklımda daha çok kalıyor. “Güncel CV” gibi isimler ise dikkatten kaçabiliyor.
Öz geçmişinizi isimlendirirken şu tür dosya adları kullanabilirsiniz:
- Derya Dinç – Öz Geçmiş.pdf
- Editör Derya Dinç.pdf
- Redaktör Başvurusu – Derya Dinç.pdf
Dosya adındaki bu küçük düzenleme bile başvurunuzu daha profesyonel gösterir ve belgenizin kaybolmasını önler.
Editör başvurusundaki yazım hatası küçük bir hata değildir
Editörlük veya redaktörlük başvurusu yapıyorsanız öz geçmişinizde, e-postanızda ve ön yazınızda kesinlikle yazım hatası olmamalıdır. Çalışmak istediğiniz sektör düşünüldüğünde bu hatalar doğrudan eleme nedeni olabilir.
Bir yayınevi ya da firma, yazım hatalarınızı gördüğünde şöyle düşünecektir: “Bu kişi kendi başvuru metnini kontrol etmediyse yüzlerce sayfalık bir kitabı nasıl kontrol edecek?” Bu yüzden başvurunuzu göndermeden önce metni mutlaka birkaç kez okuyun. Mümkünse başka birine de okutun. Yazım denetimi araçlarından yararlanabilirsiniz, ancak yalnızca otomatik denetime güvenmeyin.
Boş bir e-postaya yalnızca dosya eklemeyin
Başvuru e-postasının gövdesini boş bırakıp yalnızca öz geçmiş göndermek profesyonel bir yaklaşım değil. Uzun bir ön yazı yazmanız gerekmiyor. Dört veya beş cümle yeterlidir. Kim olduğunuzu, hangi pozisyona başvurduğunuzu, neden bu ilanla ilgilendiğinizi ve hangi deneyiminizin pozisyonla örtüştüğünü kısaca anlatın.
Başvuru e-postası adayın iletişim kurma becerisinin ilk örneğidir. Özellikle editörlük ve asistanlık gibi yazılı iletişimin yoğun olduğu pozisyonlarda bu bölümün zayıf kalması elenmenize neden olabilir.
Hangi şirkete başvurduğunuzu bilin
Çok sayıda ilana başvuruyor olabilirsiniz. Ancak bir şirket sizi aradığında “Hangi pozisyondu?” veya “Sizin şirketi hatırlayamadım.” demek ciddi bir hazırlıksızlık göstergesidir ve daha ilk anda elenmenize neden olabilir.
Başvurduğunuz ilanların kaydını tutun. Şirketin adını, pozisyonu, başvuru tarihini ve ilan bağlantısını basit bir Excel tablosuna yazabilirsiniz. Ayrıca her arama siz bilgisayar başındayken gelmeyebilir. Bu yüzden bu bilgileri kısaca cep telefonunuza bir not olarak da yazabilirsiniz.
İş görüşmesine hazırlıklı gelin
Bir iş görüşmesine giriyorsanız, görüşmeden önce mutlaka şirketi araştırın. İş ilanını tekrar okuyun, yayınevinin internet sitesine, sosyal medya hesaplarına ve pazaryerlerindeki kitaplarına bakmak için zaman ayırın. Yayınevinin ne iş yaptığını tam olarak anlamanız, iş görüşmesinde sizi öne çıkaracaktır. Bir iş görüşmesinde “Yayınevinizi inceledim. Bastığınız şu kitap çok ilgimi çekti,” gibi bir giriş yapmanız, sizi öne çıkaracak ve sizinle görüşme yapan kişinin görüşmeden sonra bile sizi hatırlamasını sağlayacaktır.
Görüşmeden önce şu soruların cevaplarını öğrenmeye çalışın:
- Ne tür bir yayınevi? Yetişkin, akademik, çocuk, telifli yayıncılık, destekli yayıncılık, vb.
- Hangi okur grubuna hitap ediyor?
- Son dönemde hangi kitapları çıkarmış?
- Yayın çizgisi nedir?
- Başvurduğunuz pozisyon bu yapının neresinde duruyor?
Online görüşme de gerçek bir iş görüşmesidir
Görüşmenin çevrim içi yapılması, profesyonel bir duruş sergilemeniz gerekmediği anlamına gelmez. Evden çalışacak bir pozisyona başvuruyor olsanız bile, bu ayrıntılar karakterinize dair oluşacak ilk izlenimdir.
Kameranızı önceden kontrol edin. Saçınızın, kıyafetinizin ve genel görünümünüzün iş görüşmesine uygun olmasına dikkat edin. Takım elbise giymeniz gerekmiyor; temiz, sade ve özenli görünmeniz yeterli.
İnternet hızınızı etkileyen bir şey olmamasına dikkat edin. Yükleme ve indirme yapıyorsanız bu toplantı kalitenizi etkileyebilir. Ayrıca kameranın arkasında görünen alanı da kontrol edin. Dağınık yataklar, çamaşır yığınları ve açık dolaplar kendi hayatınızda bile organize olamadığınızı gösterebilir. Bu durumda bir şirketin işlerini gereken kalitede ve zamanında teslim edip edemeyeceğiniz şüpheye düşebilir. Ayrıca görüşme sırasında sürekli hareket eden insanlar ve evcil hayvanlar dikkati dağıtabilir.
Uygun bir alanınız yoksa sade bir sanal arka plan kullanabilirsiniz. Ancak sanal arka planın görüntüyü bozmadığından emin olun. Evden çalışılacak bir pozisyona başvuruyor olmanız bu ayrıntıları önemsiz hâle getirmez. Tam tersine, işveren çevrim içi çalışma ortamınızı da değerlendirebilir. Evden çalışacağınız için konsantre olabileceğiniz, düzenli ve rahatsız edilmeyeceğiniz bir ortama sahip olmanız önemlidir.
Sektör artık çok yönlü çalışanlar arıyor
Yayıncılık sektörü zor bir dönemden geçiyor. Ekipler küçülüyor, görev tanımları birbirine karışıyor ve yayınevleri birden fazla alanda çalışabilen insanlara daha fazla önem veriyor.
Bunda satışların ve kâr marjının düşmesinin etkisi büyük. Satış noktaları kapanıyor, insanlar sayfalardan ekranlara yöneliyor ve basım masrafları artıyor. Bu nedenle editörlük ve redaktörlüğün yanında şu alanlardan birini öğrenmek sizi öne çıkarabilir:
- Adobe InDesign ve temel mizanpaj
- Sosyal medya içerik üretimi
- Kitap tanıtım metni ve arka kapak yazısı hazırlama
- Yayıncılıkta proje takibi
- E-kitap hazırlama
- Temel görsel düzenleme
- Yabancı dil ve çeviri kontrolü
- Pazaryeri ürün girişi ve kitap metadata yönetimi
- Kitap kapağı tasarımı
Ancak çok yönlü olmak, üç kişinin işini tek kişinin maaşıyla yapmak anlamına gelmemelidir. Yeni beceriler edinmenin amacı, emeğinizin değersizleşmesi değil, pazarlık gücünüzün ve seçeneklerinizin artmasıdır.
Deneme metninde hangi yazım kılavuzunun kullanılacağını sorun
Bir yayınevi size deneme metni gönderdiğinde, dosya üzerinde çalışmaya başlamadan önce hangi yazım kılavuzunu esas almanız gerektiğini sorun. TDK Yazım Kılavuzu ile Dil Derneği arasında özellikle birleşik ve ayrı yazılan kelimeler konusunda farklılıklar bulunabilir. Yayınevinin kendi kurum içi yazım tercihleri de olabilir. Eğer yayınevi size bir editör el kitabı göndermediyse, şu soruları önceden sormanız yararlı olacaktır:
- Hangi yazım kılavuzu kullanılacak?
- Yayınevinin bir yazım veya biçim kılavuzu var mı?
- Düzeltmeler değişiklikleri izleme özelliğiyle mi yapılacak?
- Yalnızca redaksiyon mu, yoksa anlatım bozukluklarına müdahale de mi bekleniyor?
- Yazarın üslubuna hangi ölçüde dokunulabilir?
Bu soruları sormak yetersizlik değil, profesyonellik göstergesidir. Editörlük yalnızca doğruyu bilmek değil, hangi standarda göre çalışıldığını da bilmektir.
Yaptığınız kitapların kaydını bugünden tutun
Kariyerimin başında yaptığım en büyük hatalardan biri, üzerinde çalıştığım kitapların düzenli bir listesini tutmamaktı. 2011’den bu yana yüzlerce kitap üzerinde editör, çevirmen, redaktör, geliştirici editör ve gölge yazar olarak çalıştım. Goodreads çevirilerimin bir bölümünü gösteriyor olsa da bütün çalışmalarımı tek bir yerde görebileceğim eksiksiz bir kayıt tutmadım.
Özellikle kariyerine yeni başlayan editör, redaktör ve çevirmenler bu hatayı yapmamalı. Bunlar kariyerinizin ilerleyen yıllarında sizin için büyük bir referans kaynağı olacak. Bu yüzden çalıştığınız her kitap için şu bilgileri kaydedin:
- Kitabın ve yazarın adı
- Yayınevi
- Yayın tarihi
- Sizin üstlendiğiniz görev
- ISBN
Kitap henüz yayımlanmadıysa proje adını ve çalışma tarihini kaydedin. Gizlilik sözleşmesi bulunan projeleri ise izinsiz olarak portföyünüze eklemeyin.
Yıllar sonra hafızanıza güvenemezsiniz. Goodreads, yayınevi siteleri ve çevrim içi satış sayfaları da her çalışmanızı eksiksiz biçimde kaydetmez ve bu kayıtlar zamanla silinebilir. Kendi mesleki arşivinizi kendiniz oluşturmalısınız.
Son söz: Başvurunuz da editörlüğünüzün bir parçasıdır
Hepimiz gittikçe küçülen bir sektörde hayatta kalmaya çalışıyoruz. Yapay zekânın işlerimizi elimizden almaya başladığı, sosyal medya ve ekranlarla rekabet etmenin her geçen gün zorlaştığı bu sektörde iş arayan yüzlerce meslektaşımız var.
Bu yüzden sadece mevcut bilginize güvenerek ilerlemek artık yeterli olmayabilir. Yeni programlar öğrenmek, üretim süreçlerini anlamak, çalışmalarınızı belgelemek ve kendinizi profesyonel biçimde sunmak zorundasınız.
Özenli bir öz geçmiş, doğru yazılmış bir e-posta ve hazırlanılarak girilen bir görüşme size işi garanti etmez. Ancak bunların eksikliği, gerçekten iyi olduğunuz bir işi daha kendinizi gösterme fırsatı bulamadan kaybetmenize neden olabilir.
Yayıncılık sektöründe iş arayan herkese bol şans diliyorum.
Diğer dosyaları okumak için tıklayın.


