Tayvan Seyahatnamesi
Yáng Shuāng-zǐ’nin Tayvan Seyahatnamesi, bir gezi anlatısının görünümü altında yemek, dil, kimlik, sömürgecilik ve güç ilişkileri üzerine kurulan tarihî bir roman. İlk kez 2020’de yayımlanan ve Fatma Ecem Ceylan’ın çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı kitap, Tayvan’ın Altın Tripod Ödülü’nü, Lin King’in İngilizce çevirisiyle 2024 Ulusal Kitap Ödülü’nü ve 2026 Uluslararası Booker Ödülü’nü kazandı.
Çizuko, Nagazaki’den ayrılıp Tayvan’a geldiğinde resmî davetlerin ve sömürge yönetiminin hazırladığı programın ötesine geçmek ister. Asıl merakı adanın gündelik hayatını görmek ve karşısına çıkan bütün yerel lezzetleri tatmaktır. Yerel kültürü ve tarihi iyi bilen Çizuru, Çizuko’nun tercümanlığını üstlenir, yolculuklarını düzenler ve usta bir aşçı olarak ona Tayvan mutfağının kapılarını açar.
İki kadın trenle adanın farklı bölgelerini dolaşırken yemek, yolculuğun güzergâhını belirleyen temel unsurlardan birine dönüşür. Her bölüm adını ayrı bir Tayvan lezzetinden alır. Tat, koku, doku ve özlem aynı anlatı içinde buluşur.
Çizuko, yeni tatlara duyduğu bitmeyen iştahla Tayvan’ı keşfetmeye çalışırken Çizuru adanın yemeklerini, kültürünü ve tarihini onun için anlaşılır hâle getirir.Yolculuk, iki kadın arasındaki farklı konumları da belirginleştirir. Biri sömürgeci ülkenin tanınmış bir yazarı, diğeri ise sömürgeleştirilmiş adanın genç bir tercümanıdır.
Çizuko, birlikte geçirdikleri zaman boyunca Çizuru’ya giderek daha fazla bağlanır ve aralarındaki mesafeyi kapatmaya çalışır. Çizuru ise iç dünyasını bütünüyle açmaz. Aralarındaki çekime rağmen toplumsal konumları, geçmişleri ve onları bir araya getiren sömürge düzeni ilişkilerinin sınırlarını çizer. Roman böylece iki kadın arasındaki yakınlığı, yaşadıkları dönemin iktidar ilişkilerinden ayırmadan anlatır.
Tayvan Seyahatnamesi, 1930’ların Tayvan’ına bakarken ulusal kimlik ve sömürgecilik meselelerini iki kadının gündelik deneyimleri üzerinden ele alıyor. Adanın yemekleri, tren hatları ve şehirleri yalnızca yolculuğun dekorunu oluşturmuyor, sömürge düzeninin insanların kendilerini ve birbirlerini nasıl gördüğünü gösteren bir dünyanın parçalarına dönüşüyor.
Kitap, 1938’den kalma bir Japon gezi günlüğünün yeniden bulunup çevrilmiş hâliymiş gibi sunuluyor. Kurmaca çevirmen notları, editoryal müdahaleler, dipnotlar ve birbirine karışan anlatıcı sesleri, metnin gerçekten geçmişten çıkarılmış bir belge olduğu yanılsamasını güçlendiriyor.
Kitaptan Bir Bölüm
Kurşun kalemi bırakıp masanın üstündeki kabuğu soyulmuş, tuzlu sarımsaklı çıtır baklayı kaptığım gibi yiyiverdim. Kafamı gömerek hızlıca aldığım not, Çi-çan’ın bana anlattığı Tayvan Kuzey-Güney Demiryolu Hattı ile alakalıydı. Kuzeydeki tren garı Kiirun, güneydeki ise Takao’ydu. Bu hat, Şinçiku Eyaleti’nin bitimindeki Çikunan Garı’nda ikiye ayrılıyordu. Tayçū Eyaleti’ne bağlı Şōka Garı’na kadar uzanıyor, oradan da yeniden birleşiyordu. Hattın biri kıyı boyunca ilerleyen Sahil Hattı’yken, diğeri dağ etekleri boyunca uzanan Dağ Hattı’ydı. Varış noktası Tayçū Garı ise mutlaka Dağ Hattı’na binilmeliydi. Ben de Kiirun’dan Tayçū’ya ulaşmak için Dağ Hattı’nı kullanmıştım. Tayvan’ın iç kesimlerinde yer alan kilit şehirlerden Tayçū üzerinden geçmesi sebebiyle Dağ Hattı’na ayrıca Tayçū Hattı da denilmekteydi.
Böyle sıkıcı seyahat bilgilerini romana yazmak ilginç olur muydu ki? Henüz inceliğiyle düşünmemiştim ama parmaklarım beynimden daha çabuk davrandı. Sayfa kurşun kalem izleri ile dolup taştı, bu yazar olmamdan kaynaklı bir alışkanlıktı hiç şüphesiz. Şōva’nın onuncu yılında, yani Tayvan’a gelmeden üç yıl önce, Tayvan’da Şinçiku Tayçū Depremi adı verilen korkunç bir doğal afet yaşanmıştı. Ölenleri, yaralananları; hasar gören binaların sayısını hesaplamak dahi güçtü. Deprem sırasında Tayçū Hattı üzerindeki önemli köprüler yıkılmış, tüneller de çökmüştü. Şu an hizmet veren hat, aciliyetle yeniden inşa edilmiş bir güzergâhtı. Tüm bunlara rağmen Tayçū Hattı’yla Tayçū’ya gelirken olağan dışılığın zerresini fark etmemiştim.
Yáng Shuāng-zǐ Kimdir?
Asıl adı Yáng Jo-tzu olan Yáng Shuāng-zǐ, 10 Temmuz 1984’te Tayvan’ın Taichung bölgesindeki Wuri’de doğdu. National Chung Hsing Üniversitesi’nde Çin dili ve edebiyatı eğitimi aldı; aynı üniversitede Tayvan edebiyatı ve ulusötesi kültürel çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamladı.
“İkizler” anlamına gelen Yáng Shuāng-zǐ adı, başlangıçta yazar ile ikiz kardeşi Yáng Jo-hui’nin tarihî kurgu üretmek için birlikte seçtikleri bir mahlastı. Jo-hui tarihsel araştırmaları yürütürken Jo-tzu anlatı ve olay örgüsü üzerinde çalışıyordu. Kardeşinin 2015’teki ölümünün ardından yazar, onun anısını yaşatmak için aynı mahlası kullanmayı sürdürdü.
Kurmacanın yanı sıra deneme, manga ve video oyunu senaryoları ile edebiyat eleştirileri kaleme alan Yáng Shuāng-zǐ, Tayvan Seyahatnamesi ile 2020 Altın Tripod Ödülü’nü, 2024 Ulusal Kitap Ödülü’nü ve 2026 Uluslararası Booker Ödülü’nü kazandı.
Kaynaklar
Doki Kitap – Tayvan Seyahatnamesi: https://dokikitap.com/tayvan-seyahatnamesi
The Booker Prizes – Taiwan Travelogue: https://thebookerprizes.com/the-booker-library/books/taiwan-travelogue
The Guardian – Yáng Shuāng-zǐ ve Lin King söyleşisi: https://www.theguardian.com/books/2026/may/21/yang-shuang-zi-interview-lin-king-taiwan-travelogue-international-booker
Nereden alınır?
Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.
Bu kitaptan bir cümleyi güzel bir görsele dönüştür
Beğendiğin cümleyi yaz; kapaklı premium kartı indir, WhatsApp ve sosyal medyada paylaş.
Bu kitaptan alıntılar
Bu kitaptan henüz alıntı eklenmemiş. Yukarıdaki karttan ilk alıntıyı sen paylaş!
Bunun gibi kitapları kaçırmayın
Her sabah günün kitabı, her pazartesi haftanın seçkisi. Sadece okumaya değer olanı.