Hepimize en az bir kere verilmiştir “bir mesleği sınıfta tanıtma” ödevi. Baş kahramanımız Claudia’nın da buna benzer bir ödevi var. Verilen bu ödev Claudia için ayrıca önemli çünkü oylama sonucu birinci seçilen ödev, bir sınıfın ismi olacak ve Claudia’nın bu ödev için az bir vakti var. Bir meslek bulup anlatmak, o kişiyle röportaj yapmak ne kadar zor olabilir ki? Claudia sıradanın değil ilgincin, kolayın değil zorun peşinden gidiyor ve macera işte burada başlıyor.
Bay evdeyokum
Claudia okuldan eve dönerken bildiği tüm meslekleri düşünür; annesinin, babasının, eniştesinin, dedesinin, büyükannesinin meslekleri bir türlü içine sinmez. Hiçbiri yeterince ilginç veya uygun gelmez. Sonra Tolstoy’un “Tüm muhteşem hikâyeler iki şekilde başlar ya bir insan yolculuğa çıkar ya da şehre yeni bir insan gelir.” dediği gibi apartmanlarına yeni biri taşınır ve Claudia’nın aradığı taze kan bulunmuş olur ama bir sorun vardır. Claudia’nın bu yeni kişiyle iletişimi biraz farklı gelişir. Tanışmaları, haberleşmeleri sadece kırmızı bir kalem ve post-it’lerden ibarettir. Üstelik bay evdeyokum adını verdiği bu kişi, Claudia’nın sürekli yazım hatalarını düzeltir. Acaba bu bay evdeyokum’un mesleği nedir?
Mühim bir iş
Bırakın çocukların çoğu insanın bile bilmediği bu dünyayı merak etmeye başlar Claudia. Karmaşık bir dünyadır. Öyle ki elini verip kolunu kaptırır insan bu dünyada. Evet, bahsettiğimiz dünya, yayıncılık dünyasıdır! Claudia da anlam veremiyor doğal olarak.
“Ben kitap düzeltmeniyim. Hiç gizemli bir iş olmasa da çok mühim bir iş.” der bay evdeyokum sonunda. Claudia’nın aklındaki şahane ötesi sorular biriktikçe birikir.
Mühim bir iş ama bilinmiyor ve üstelik evden çalışılıyor. Yayıncılıkla alakalı bir konu işlemesi yetmezmiş gibi bir de uzaktan editörlüğe, düzeltmenliğe değiniyor kitap. Bu işin zorluklarından, ne kadar stresli bir iş haline gelebildiğinden ve bunun beraberinde getirdiği sıkıntılardan da bahsediliyor. Kısacası yok daha neler dedirtiyor insana. Bir iletişim yolu olarak sarı not kâğıtları yani post-it’leri kullanmak da zekice düşünülmüş bir yöntem. Bir de şimdi dijitalde çok bilmeyebiliriz ama eskilerin kullandığı kırmızı kalem mevzusuna değinilmesi de güzel bir dokunuş olmuş kanımca.
“Bugün evde yokum” diyebilmek
Her an ulaşılabilir olmamak günümüzde zor ancak bunu lügatımıza derhal almamız lazım. Bunun bir de telefon versiyonu var elbette. Telefonda her an müsait veya ulaşılabilir olmayabiliriz. Gayet normal! Biz telefona sahibiz, telefon bize değil. Bu konuda roman karakterimiz “bay evdeyokum”u sonuna kadar destekliyorum.
Sözcüklerle arkadaş olmak
Bu sektörde (iyi işler yapan/yapmak isteyen) herkesin sözcüklerle derdi vardır. Hiçbir yazar, editör, düzeltmen, redaktör, son okumacı yoktur ki sözlüksüz yapabilsin, yaşayabilsin. Hepimizin ilginç, özel veya değişik bulduğumuz sözcükleri, cümleleri bir kenara not etmişliğimiz vardır. Çocuklara da bunu aşılamak için kitabın sonunda sözcüklerle ve sözlüklerle ilgili çok güzel bir etkinlik verilmiş. Bu da kitabı özel kılan noktalardan biri olmuş.
Sonuç olarak okurken eğlendiğim ve en çok da imrendiğim, keşke bu kitabın editörlüğünü, düzeltmenliğini ben yapsaydım dediğim çok kıymetli bir iş olmuş. Kitabı yediden yetmişe herkese tavsiye etmeyi bir editör olarak borç bilirim.
Emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.
İyi okumalar herkese.
Siz bu kitabı okudunuz mu? En çok dikkatinizi çeken mesaj neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız?
—
Tina Valles Kimdir?
1976’da Barcelona’da doğdu. Barcelona Üniversitesi Katalan Filoloji bölümünden mezun oldu. Yetişkinler için kaleme aldığı El parentesi mes llarg kitabıyla 2012 yılında Merce Rodoreda Ödülü’ne değer görüldü. Çocuklar için de birçok kitap kaleme alan Tina Valles, Ağacın Hafızası ile 2017 yılında prestijli yayınevi Anagrama tarafından verilen Llibres Ödülü’nü aldı.
Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.
Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.
Beğendiğin cümleyi kartla paylaş
Kübra Arar’dan diğer kitaplar
Can Çocuk Yayınları kitapları
Sakın Büyüme
Wonka-Roald Dahl’ın Charlie’nin Çikolata Fabrikası Kitabından Esinlenerek
Kuşlu Köy – Sevim Ak, Öykü Akarca
Aydın: Bir Beyaz Balinanın Gerçek Hikâyesi – Olaf Koens
Uçan Sınıf – Erich Kästner
Büyülü Parmak – Roald Dahl
Benzer Kitaplar
Ay Vatandaşı
ÇİZEN ELLER
Sakın Büyüme
BİR FİL GİBİ SESSİZ
ÇOK GÜZEL BİR HİKÂYE
SALKIM TANESİ VE AİLE BAĞLARI
Değerlendirme Yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.
1 Değerlendirme
Sinem Gülcan · 27 Eylül 2023 · ★★★★★
Ne kadar da güzel bir kitapmış! 🙂