Sekiz yaşında bir oğlum var. Ona kitap sevgisini aşılamak için çeşit çeşit konularda kitaplar alıyorum ki hangi tarzda severse o tarzda kitap okumayı sevsin ve bol bol okusun istiyorum. Oğluma aldığım kitapları o okumadan önce ben okuyorum çünkü bazen kitabın kapağı şahane oluyor, müthiş satış rakamları elde etmiş ama içine bir bakıyorsunuz koskoca bir boşluk. Bazen öyle cümleler, öyle olaylar oluyor ki bu kitabın editörü yok mu nasıl atlanmış bu zararlı yazılar diye düşünmeden edemiyorum. Bu sebeple ilk önce kitapları ben okuyorum. Onu olumsuz etkileyecek, düşünce yapısını yanlış yönlendiren kitapları hemen eliyorum.
Ben çocukken klasik eserler dışında kitaplar olduğunu hatırlamıyorum. Hele ki çocuklar için felsefi konulara değinmiş kitaplar bulmak imkânsızdı. Günümüzdeki çocuklar bu yüzden çok şanslılar. Çeşit çeşit konularda kitaplara ulaşabiliyorlar. Bazı çocuk kitapları var ki bizlere sorgulamanın, mücadelenin, doğru ve haklıysak hakkımızı aramanın ve fikirlerimizin arkasında durmanın ne kadar önemli olduğu mesajını verir. Filozof Meşekitabı da bu tarz kitaplar gibi.
Haksızlık karşısında ne yaparsınız?
Normal hayatta haksızlığa uğradığınızda ne yaparsınız? En basit tabirle hakkınızı ararsınız değil mi? İşte Anooshirvan Miandji’nin kaleme aldığı Filozof Meşe kitabı da tam anlamıyla çocuklara haksızlık karşısında haklarını aramaları gerektiğini anlatıyor. Adil olmayan bir durum karşısında vazgeçmemelerinin, mücadele etmeleri gerektiğinin altını ustalıkla çiziyor.
Mücadele etmeli
Dünyada herkes eşit haklara sahip olarak doğar ve büyür ama zaman zaman insanlar haksızlığa uğrayabiliyor. Bu sebeple yaşadığımız bu gezegende her bireyin eşit haklara sahip olduğunu, haklarını savunamayanların sesi olunması gerektiğini belirtiyor Filozof Meşe çocuklara.
Ayrıca elde edilen gücün tepeden değil temelden geldiğini, tepede yer alan insanların aşağıdaki insanların zaaflarını kullanarak ve iyi niyetlerini suistimal ederek başa geldiğini söylüyor.Bu durum karşısında aşağıda yer alan bireylerin birlik olup o tepede yer alan insanları yenebileceğini belirtiyor.
Karakter her canlının omurgası
Filozof Meşe kitabına göz attığımızda koca koca sözleri olan incecik bir çocuk kitabı ile karşılaşıyoruz. Kitap genç bir meşe ağacının boyunun uzamamasını dert etmesiyle başlıyor. Bu derdini anne meşe ile paylaşıyor genç meşe. Annesi zaman içinde boyunun uzayacağını söylese de genç filozof meşe düşünmeye, sorgulamaya devam ediyor. Konuyu o kadar çok irdeliyor ki annesi sonunda pes edip neden boyunun uzamadığı gerçeğini genç meşe ile paylaşıyor.
Kitapta egoistçe davranan bir meşe ağacının tüm topluma nasıl zarar verdiği çok başarılı bir şekilde ele alınmış.
“…Herkes, güçlü bir meşe başımızda olursa dertlerimiz hepten çözülür sanıyordu ama kimse akıl edemedi ki güç tepeden gelmez, temelden gelir, hepimiz tek tek güçlü olursak, hepimiz tek tek aydın olursak, hepimiz tek tek çalışkan olursak ancak gerçek aydınlık olur…”
Kitap aynı zamanda sömürüyü, egoistliği eleştirip dostluk ve ortak paylaşım konularının da altını ustaca çiziyor.
“…Haklısın, omurga önemli bir şey ve karakter her canlının omurgası…”
Karakterli olmak insan olmanın birinci adımı olduğu için çocukların küçücük yaşlarında bu kitaptan öğreneceği çok güzel dersler var.
Her zaman yıldızları görmek isteyen küçük meşenin yıldızları görmenin kolay olmadığını fark etmesi fakat direnmenin önemini anlaması ve çaresizliği kabul etmemenin daha onurlu bir davranış olduğu kitapta açıkça okuyuculara verilmiş. Bu güçlü romanda aslında usta yazar Nâzım Hikmet’in “Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak. Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak.” sözüne de selam çakılmış.
Resimli anlatım da mevcut
Kitabın içinde hikâyeye paralel olarak hikâyedeki karakterleri ve olayları anlatan sevimli çizimler Candan İşcan tarafından yapılmış. Bu çizimler kitaba biraz çizgi roman havası da katmış. Çocuklar ve genç okurlar, içinde çizim olan kitapları daha fazla keyif alarak okuyorlar. Bu sebeple de doğru bir karar olduğunu düşünüyorum.
Keyifli okumalar ve iyi eğlenceler.
Aranızda Filozof Meşe’yi okuyan var mı? Sizce kitabın en dikkat çekici mesajı neydi? Yorumlarda paylaşır mısınız?
Anooshirvan Miandji kimdir?
İran Azeri Türkü olan Dr. Anooshirvan Miandji 1995 senesinden beri Ankara’da yaşıyor. Gazi Üniversitesinde Eczacılık eğitiminden sonra, Farmasötik ve Medisinal Kimya’da (birincilik derecesiyle) uzmanlık eğitimini tamamladı. Devamında Ankara Üniversitesi DTCF Felsefe bölümünde Bilim Tarihinde Anabilim dalında doktora derecesini (çok üstün başarı ile) almayı başardı. 2004-2018 arası Bilkent Üniversitesinde Öğretim Görevlisi olarak çalıştı. Oxford Üniversitesinden 2016-2018 arası Bilim Felsefesi, Eleştirel Düşünme ve Bilgi Teorisi üzerine eğitim aldı. İran, Türkiye ve ABD’de çeşitli kitapları basıldı. Onlarca üniversite, okul ve kuruluşta seminerler ve konferanslar veren Miandji’nin, sosyal medyada felsefe, eleştirel düşünme, bilim ve eğitim üzerine pek çok yazısı yayımlandı. Felsefe üzerine çeşitli TV kanallarında programlar yaptı. Hâlen TOBB-ETÜ Yapay Zekâ Mühendisliği’nde Eleştirel Düşünme dersleri veriyor.
Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.
Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.
Beğendiğin cümleyi kartla paylaş
Bu kitaptan alıntılar
Bu kitaptan henüz alıntı eklenmemiş. Yukarıdaki karttan ilk alıntıyı sen paylaş!
Bunun gibi kitapları kaçırmayın
Her sabah günün kitabı, her pazartesi haftanın seçkisi. Sadece okumaya değer olanı.
Bilgi Yayınevi kitapları
Kaçış Odası
Bilmeceli Dünya Bulmacalı Macera
Atam Çok Teşekkür Ederim
Hadiseler Cereyan Ederken
Aramızda Kalmasın
Hedefi Bulmayan Kurşun- Richard Osman
Benzer Kitaplar
Ay Vatandaşı
ÇİZEN ELLER
Sakın Büyüme
BİR FİL GİBİ SESSİZ
ÇOK GÜZEL BİR HİKÂYE
SALKIM TANESİ VE AİLE BAĞLARI
Değerlendirme Yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.
2 Değerlendirme
Onur Yılmaz · 1 Kasım 2022 · ★★★★★
İran edebiyatına ilgi duyan ve fırsat buldukça okuma yapan birisi olarak Dr. Anooshirvan Miandji ‘nin ismini daha önce duymamıştım. Gerçi Dr. Miandji uzun yıllardır ülkemizde yaşıyor ve bizlerden birisi olmuş durumda. Kitabı da Türkçe yazması, çeviri olmaması harika olmuş. Eserin hem yetişkinlere hem çocuklara rehber niteliğinde olması çok güzel, böylesi eserler geniş bir perspektifte çok sayıda okura ulaşabiliyor.
Elinize sağlık Aslı hanım. Doyurucu bir inceleme olmuş.