İçeriğe atla

Günlük Yaşam Felsefesi: Şimdiye Övgü Gündüz Vassaf

İnceleme

Künye

YazarGündüz Vassaf
EditörGökçe Şenoğlu
YayıneviTuhaf, İnkılâp Kitabevi
TürüSöyleşi
SöyleşiDuru Uslu
Türkçe BaskıMayıs 2026
Sayfa Sayısı316
İmla☺️ İyi
Okuma Süresi~8 sa (tahmini)
DüzenleyenFeyza Demir

Geçmişin yükü ve geleceğin kaygısı arasında bugünü kaçıran modern insanı, Gündüz Vassaf Günlük Yaşam Felsefesi: Şimdiye Övgü ile durup yeniden düşünmeye davet ediyor. Çözüm reçeteleri sunmayan kitap, doğru soruların peşine düşerek okuru sorgulamaya davet ediyor. Şimdiyi fark etmenin ve anı yaşamanın derin anlamına doğru yol alıyor.

Zaman hız zamanı. Hayatta kalmak için koşmalı, koşuşturmalı, yetişmeli, geçmeliyiz. Düşünecek zamanımız yok. O işi de zaten yapay zekâ araçlarına bırakıyoruz peyder pey. Yoldayız, yol alıyoruz, kimimiz son sürat araçlarla, kimimiz nefes nefese bitap; sadece tabelalara bakıyoruz ya da navigasyona. Sorgulamadan.

Ya tabela yanlışsa? Ya navigasyon doğru yolu göstermiyorsa?

Gündüz Vassaf’ın Duru Uslu ile gerçekleştirdikleri söyleşi kitabı İnkılap ve Tuhaf Yayınevlerinin iş birliği ile 2026 Mayıs ayında raflarda yerini aldı.

‘Can Kurtaran Hizmeti Verilmemektedir’ tabelası yanında çektikleri fotoğraf ile biten söyleşi kitabında 2000’li yıllarda doğan genç çok yönlü bir kadın ile 68 kuşağından psikolog, yazar bir düşünürün şimdiyi nasıl gördüklerini 22 farklı başlıkta okuyoruz. Varoluş, arkadaşlık, ölüm, yaşam, cinsel kimlik, sanat, aktivizm, bireysellik, ilişkiler gibi üzerinde uzun uzun konuşulacak konulara değindikleri bu söyleşi kitabı için zaten onlar da bir süre beraber zaman geçirmişler. Uzun yürüyüşler yapmışlar. ‘Can Kurtaran Hizmeti Verilmemektedir’ tabelası da Foça’daki uzun yürüyüşlerinden birinde gördükleri bir tabela.

Çözüm iddiası olmayan, ben biliyorum, bu yoldan gidilmeli, seni bu karanlıktan ancak ben kurtarırım demeyen, karanlığı gösteren bir kitap. Okudukça içinde yol aldığımızı sandığımız yaşam simülasyonunda aslında kaybolduğumuzu fark ettiriyor. Kurtulmak için ise anı sorgulamayı, anlamayı, yaşamayı, paylaşmayı, dayanışmayı öneriyor. Çünkü bir kurtarıcı yok. Karanlıktan çıkabilmek için ise önce karanlığı fark etmek gerekiyor.

Günlük Yaşam Felsefesi / Şimdiye Övgü geçmişin derdi ile geleceğin tasası arasında sıkışıp şimdiyi ıskalayanlara an’ın önemini, an’a farklı bakarak anlatmaya çalışıyor.

Sorgulamanın unutulduğu; etiketler, kalıplar, kabullerle devam eden yolculukta an içinde durmayı, bakmayı, düşünmeyi, sorgulamayı, fark etmeyi hatırlatıyor.

Okurken ilk anda çok basit gibi görünen, ‘Ben bunu nasıl daha önce düşünemedim?’ diye aklınızdan geçirdiğiniz onlarca konu ile hissettiğiniz farkındalık soğuk bir duş etkisi yaratıyor.

Hayatımızda meğer ne çok kabul edilmişlik var. Ve üzerinde düşününce ne çok da yanlış kabul.

Bu yazının bir son teslim tarihi mi olmalı yoksa paylaşım tarihi mi demeliyiz gibi bir soru bile uzun uzun düşündürüyor insanı…

Teslim olmak; rakibe, düşmana teslim olmak gibi. Güçlü olana üzerimde tahakküm kurana teslim olunur. Emeğimize gölge düşürüyor. Son paylaşım tarihi olmaz mıydı? diye soruyor Gündüz Vassaf.

Yaşanandan çok bizim yaşanana verdiğimiz tepkinin öneminden bahsediyor Epiktetus’a atıfla. Gülmenin bu yüzden ne kadar da güçlü bir eylem olduğundan bahsederken, diktatöre kızıp öfkelenerek ona olmayan gücü vermiş olurum, hepsinden önemlisi onu alt etme gücümü eksiltmiş oluyorum. O yüzden onu sivrisinek kadar önemsizleştirmek, karikatürleştirmek gerekir diyor.

Kitabın birçok yerinde sıklıkla şikâyet etmenin nasıl bir hastalık olduğundan bahsediyor. Küfrederek, kızarak, öfkeyle dünyaya kötülük yapıyorsun, kendine kötülük yapıyorsun, sevdiklerine kötülük yapıyorsun. Şikâyet veba gibi. Kendini, başkalarını depresyona sürükler, hareketsizliğinle edilgenleşir, edilgenleştikçe dünyayı bu hale getirenlerin ekmeğine yağ sürersin. ‘Ne yapabilirim?’ diye sormuyorsan şikâyet etme.

Doğruluğunu sorgulamadığımız tabelalarla çevriliyken yolumuzu nasıl bulacağız?

Gündüz Vassaf bir psikolog olarak deneyimlerinden de birçok örnek paylaşıyor. Cenevre Dünya Sağlık Teşkilatı toplantısında yeni seçilen başkanın ‘Dünya sağlığına en büyük tehdit nereden geliyor? sorusuna cevabın ‘Aile sofrasının dağılması’ olmasını şöyle yorumluyor: Günümüzde geçinebilmek için herkes çalışınca, ortak programlarla saatlerin kesişmesi zorlanınca, özellikle çocuklar yalnızlığa, bin bir etkinliğe teslim edilince aile dağılıyor, bireyin yalnızlığını görecek kimse kalmıyor.

İsveç bireyin egemen olduğu bir cemiyet devlete ve sisteme olan güven sebebiyle 2-3 arkadaş ile hayatını geçirebiliyor. Oysaki biz avukat, hakim, doktor, öğretmen, bankacı, muhasebeci arkadaşlar edinmeye çalışıyoruz. Kalabalık içinde güvensiz ve yalnızız.

Karanlıkta kaybolmuş, yanlış tabelalarla çevrili ve yalnız hissederken yolumuzu nasıl bulacağız?

Zor sorular üzerine düşünen birinin düşüncelerini ve kendi çözüm önerilerini öğrenmek için okumaya değer bir kitap. Üstelik öğrenmeyi o kadar önemsiyor ki bu söyleşi kitabı sadece kendi fikirleri, sözleri üzerine kurulu değil. Kimi zaman da Duru Uslu’nun fikirlerini soruyor, içten bir diyalog okurla paylaşılıyor. Bu paylaşımda yaşanan farkındalık da okura tüm sahiciliği ile aktarılıyor. Kendi çelişkilerini fark edip bunları da kitapta yayınlamış olması samimiyeti, içtenliği ve en önemlisi öğrenmeye verdiği değeri çok net gösteriyor.

Düşünme, sorgulama, öğrenme serüveninin ne kadar da uzun soluklu olduğunu insanın bir kez daha hissettiği bu söyleşi kitabını çok kısa sürede okurken, üzerine uzun süre düşüneceğinizi tahmin ediyorum.

Gündüz Vassaf Kimdir?

Gündüz Vassaf liseyi Robert Kolej’de tamamladıktan sonra aldığı futbol bursuyla psikoloji eğitimi gördüğü George Washington Üniversitesi’nden mezun oldu. Gençliğinde ABD’de akıl hastanesi gardiyanlığından TRT’de radyo spikerliğine kadar çeşitli işlerde çalıştı. Hacettepe Üniversitesi’nden psikoloji doktorasını aldıktan sonra, uzun süre Ankara Üniversitesi Mediko-Sosyal Merkezi’nde öğrencilere psikolojik danışmanlık yaptı.

Sonradan pişman olacağı, Türkiye’nin ilk zekâ testini geliştirdi. Uzun yıllar bu testlerin bir tür zekâ katliamı olduğuna dikkat çekti. Uluslararası Psikologlar Konseyi yönetim kurulu üyeliğine seçildi. Union of Psychological Science Barış Komitesi kurucu üyesi oldu. American Psychological Association’ın toplum psikolojisi bölümünün Avrupa ve Ortadoğu koordinatörlüğünde görev aldı.

12 Eylül askerî darbesinden sonra öğretim üyeliği yaptığı Boğaziçi Üniversitesi’nden istifa etti. Türkiye’de Psikologlar Derneği’nin kurucu üyelerinden olmasının yanı sıra 12 Eylül’e kadar Uluslararası Af Örgütü’nün İstanbul Şubesi başkanlığında, Tüm Öğretim Üyeleri Derneği (TÜMÖD) yönetim kurulunda yer aldı. O tarihten sonra Kassel, Marburg ve Bremen Üniversiteleri’nde öğretim üyesi, Kanada McGill Üniversitesi Center for Developing Area Studies’de konuk akademisyen, Amsterdam’da Averroes Stichting’de klinik psikolog, Viyana’da Institute für Höhere Studium ve Avrupa Bilim Vakfı’nda da konuk araştırmacı olarak çalıştı. Kurulduğu günden kapandığı 2016’ya kadar Radikal gazetesinde 20 yıl boyunca “Uçmakdere” başlıklı köşe yazısını kaleme aldı.

Duru Uslu Kimdir?

2014 yılında İzmir Tevfik Fikret Lisesi’nden mezun oldu. 2019 yılında Sorbonne Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler alanlarında lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. Eğitim, kimlik inşası ve geleceğin ekonomileri üzerine akademik çalışmalar yürüttü.

Amnesty International France’ta kültürel etkinlikler ve eylemler biriminde görev aldıktan sonra Türkiye’ye dönerek Good4Trust.org ve Türetim Ekonomisi Derneği’nde türetim ekonomisi, sürdürülebilir üretim modelleri ve yerel üreticilerin desteklenmesi alanlarında projeler yürüttü. İstanbul’da düzenlenen ilk Uluslararası Türetim Ekonomisi Konferansı ile Geleceğin Ekonomileri Zirvesi’nin organizasyonunda yer aldı.

Sanatın dönüştürücü gücüne ve özellikle sahne sanatlarına duyduğu ilgi, çalışmalarında kültür, insan hakları ve sürdürülebilir üretim kesişimine yönelmesini sağladı. 2025’in başından beri Paris’te gençlere fırsat eşitliği sunan bir dernekte görev yaparken, aynı zamanda alternatif ekonomi yaklaşımlarıyla sanatsal üretimi birleştiren Prosumart projesi üzerinde çalışıyor.

Bu kitabı

Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.

Alıntı Kartı

Beğendiğin cümleyi kartla paylaş

X WhatsApp

Alıntıyı Bookinton’a eklemek için üye girişi yap

Okur Alıntıları

Bu kitaptan alıntılar

Bu kitaptan henüz alıntı eklenmemiş. Yukarıdaki karttan ilk alıntıyı sen paylaş!

Gündüz Vassaf’dan diğer kitaplar

Benzer Kitaplar

Değerlendirme Yazın