Fink kitabının benzersiz bir başlangıç hikâyesi var. Bir gün, bir adam, o çok sevdiği yazarın imza gününe giderek sıraya girer ve imza sırasının bir an önce kendisine gelmesini bekler. Nihayet sıra gelir, adam hem kitabı imzalatır hem de yazarla konuşmak ister. Bu öyle sıradan bir konuşma olmayacaktır. Kahramanımız yazara hayat hikâyesini anlatmak istemektedir. Oysa yazar imza kuyruğundan bunalmıştır. Elbette kahramanımızı(!) dinleyecek değildir.
2021 Kasım ayında okuyucuyla buluşan Fink ile ben de bir imza gününde tanıştım. Sırada beklerken kitabın sayfalarını karıştırdım ve imza gününde bir yazara hayatımı anlatsam, o da bunu roman yapsa nasıl olurdu diye düşündüm. Fink’in ana karakteri Göksenin Yıldırım bunu başarmışsa ben neden yapamayacaktım ki? Peki ya ben yazara ne anlatacaktım? Hayat hikâyem tıpkı Göksenin Yıldırım/Göko/Goku gibi enteresan olmalıydı.
Fink, “2002’de modellik yarışmasında dereceye giremeyince Hong Kong’a gidip Goku Sky adını alan ve Asya-Pasifik ülkelerinde tam on yıl fırtına gibi esen top-model Göksenin Yıldırım’ın inanılmaz ama gerçek hikâyesi!”
Hızlı ve gerçek
Murat Menteş okurları bilir; onun kitapları çok hızlı ilerler. Kitaba başlarsınız, olaylar sizi hızla içine çeker ve bir türlü elinizden bırakamazsınız. Bu kimi okura göre şahanedir, kimi ise hoşlanmaz bu hızdan. Ben seven taraftayım, kitabı elime alınca içinde kaybolmayı seven tarafta…
Yazarımız, hâlihazırda bu kadar akıcı metinler hazırlarken bir de Fink’te seci sanatını kullanmış. Nedir seci? Çok kısa tabirle, düzyazıda kâfiye diyebiliriz. Fink, baştan sona seci sanatının kullanıldığı ilk modern roman. Kafiyeler okumayı kolaylaştırıyor ve okurun son sürat giden bir otomobildeymiş gibi hissetmesini sağlıyor. Bir de başka okurlarda oldu mu bilmiyorum ama bu kadar kafiyeli satır okuyunca kitabı kapattıktan sonra da bir süre kafiyeli konuşmaya devam ettim istemsizce. J
Biz de anlatsak roman olur mu?
Fink, sıradan biyografilerin aksine, yazarın bir okurunun hayat hikâyesi olması sebebiyle tüm diğer okurları da umutlandırdı bana kalırsa. Bunu Menteş’in imza günlerinde kolayca anlayabiliyoruz. Herkes “Bir sonraki Goku ben olabilir miyim?” düşüncesiyle bakıyor sanki yazara. J Hangi yazar, okurunun hayat hikâyesini romanlaştırmış ve bu da yetmemiş karakterini imza günlerinde yanında götürerek ana kahramanı olduğu kitabı onun da imzalamasını sağlamış ki? Bildiğim kadarıyla bu da bir ilk ve şahane bir reklam çalışması. Sanıyorum bunun kitap tanıtımı sürecinde olumlu sonuçları olmuştur.
Murat Menteş’in keyifle okuduğum romanları arasına Fink de eklendi. Yazarı hiç tanımayanlar için bu kitapla başlanıp başlanmaması konusunda emin değilim; fakat mutlaka bir yerden başlanmalı Menteş okumaya, absürt komedi seviyorsanız özellikle…
Murat Menteş Kimdir?
21.yüzyıl Türk edebiyatının yenilikçi yazarlarından biri olan Murat Menteş, 21 Eylül 1974, İstanbul doğumlu.
Dublorün Dilemması, Korkma Ben Varım, Ruhi Mücerret, Antika Titanik, Derde Deva Randevu 1-2 ve Fink romanlarının yazarı. Kuzgunun Gölgesi ve Garanti Karantina adlı iki şiir kitabı var. 2009’da yayımlanan Korkma Ben Varım romanı, Türkiye Yazarlar Birliği tarafından roman dalında ödüle layık görüldü. Romanlarında sık sık aforizmalara yer verir; kitap, şarkı ve filmlerden alıntılar yaparak okuyucuyu kültürel bir yolculuğa çıkarır.
Daha fazla kitap inceleme yazısı için tıklayın.
Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.
Beğendiğin cümleyi kartla paylaş
Bu kitaptan alıntılar
Bu kitaptan henüz alıntı eklenmemiş. Yukarıdaki karttan ilk alıntıyı sen paylaş!
Murat Menteş’dan diğer kitaplar
Alfa Yayınları kitapları
Eleştiriler, Denemeler, Anılar
İktisatçı Gibi Düşünmek
Kara Avcı
Asteriks 15 – Fitneci
Denizde Zafer: 2.Dünya Savaşında Deniz Gücü ve Küresel Düzenin Dönüşümü