Homeros kimdir?
Homeros’un kim olduğu hakkında farklı kaynaklar, farklı bilgiler verir. Kendisi ne zaman ve nerede doğduğundan bahsetmediği için eserlerinden tahminler yürütülmüş, Kolophan, Khios, İzmir, İos, Kyme gibi yerler ortaya atılmışsa da herhalde en mantıklısı, en kapsayıcı olan Azra Erhat’ın yolundan gitmek ve ona M. Ö. 7. yüzyıl civarında adı duyulmaya başlayan “Anadolu’lu bir ozan” demek olur.
İlyada ve Odysseia, Homeros’a atfedilen iki destan. Atfedilen diyoruz çünkü kaleme alanın Homeros olup olmadığı belli değil. Bunun başlıca sebebi, Homeros’un sözlü edebiyat geleneğini sürdüren bir ozan oluşu. İlahiler de aynı şekilde, şarkı ya da ezberden okuma biçiminde seslendirilmiş. İlyada ve Odysseia Destanları ile Homerosçu İlahiler’in konularının birbirine benzerliği ve hatta bazen birbirlerinin açıklaması bazen de birbirlerinin devamı oluşlarından dolayı, bu ilahilerin ve destanların Homeros’a atfedilmeleri, akademisyenler tarafından genel bir tercih olarak görünüyor.
Homerosçu İlahiler
Tam da bu sebeple, bazı otoritelerin Homeros’a atfettiği ilahilerin yer aldığı kitabın adı “Homeros’un İlahileri” değil Homerosçu İlahiler. Heksametron vezninde yazılmış otuz üç hymnos’tan (ilahiden) oluşan ve Yunan tanrılarına yönelik bir külliyat. Birçoğunda en fazla yirmi iki mısra var ve konuları tanrı ya da tanrıçanın gücü ve özellikleri. Daha uzun ilahiler, genellikle bir tanrı ya da tanrıçanın doğumunu ya da başından geçen önemli bir olayı anlatıyor.
Kısa ilahiler, Yunan tanrılarının kısa bir tanıtımı gibi düşünülebilir. Bu ilahiler, Olimposlu tanrıların evrenin düzenindeki kalıcı yerlerini nasıl edindiklerini betimliyor. Tarihi, kutsal bir aile dizini olarak sunuyor. Nesiller arasındaki çatışmalara odaklanıyor; Zeus ve daha genç Olimposlu tanrılar arasındaki ya da tanrılar ve ölümlü çocukları arasındaki çatışmalar buna örnek olarak verilebilir.
Homerosçu İlahiler, tanrıların ölümlü kadınlardan çocuk sahibi olmalarını ve böylece kahramanların doğuşunu ele alır. Özellikle “II. Demeter’e” ilahisi, eski çağlardaki kadınları incelemek için vazgeçilmez okumalardan sayılır. Eril tanrılar Zeus, Hades ve Helios açısından geleneksel bir evliliği anlatan bu ilahi, feminist bir bakış açısıyla bakıldığında bir kaçırma ve tecavüz hikâyesi olarak yorumlanabiliyor.
İlyada ve Odysseia Destanları ile ortak yanları
Aslında İlyada ve Odysseia, destan olarak biliniyor ancak Azra Erhat, Odysseia’nın destandan ziyade macera romanına, hatta devli, cinli, perili uzun bir masala benzediğini öne sürer. İlahilerin İlyada ve Odysseia destanlarından önce okunması, destanların da daha iyi anlaşılmasına olanak veriyor. Erken dönem heksametronun geleneksel dili, kozmosun genel biçimini ve tarihini anlamak açısından fayda sağlıyor. Erken dönem heksametron şiirlerin her biri, kozmosun tam da bu epik dilin içinde saklı olan genel tarihinde yer alıyor.
Destanlarda var olan bazı temalara, Homerosçu İlahiler’de de rastlanıyor. Mesela, İlyada ve Odysseia’da rastlanan festival ya da toplu yemek simgesi, Homerosçu İlahiler’de de var. Halka açık yemeklerde Olimpos’a varan her yeni tanrı, masadaki yerini alıyor.
Bir başka benzerlik de epiteth, yani sıfat ya da lakap kullanımı. Her tanrı, yarı-tanrı ya da kahraman, en az bir epiteth ile anılıyor. Mesela Demeter’e “güzel saçlı,” Apollon’a ise “uzaktan ok atan” deniyor. Tanrı güçlendikçe ve hakkında daha çok anlatım yapıldıkça, epiteth sayısı da artıyor.
İlahilerde Apollo, Artemis ve Hermes’in doğumları üzerinde pek durulmaz ama bu doğumların Olimpos’taki güç dengesine etkileri ve Zeus’un gücünü tekrar koruması, ilahilerde bahsedilen temalardan. Zeus ile nymph (peri) Maia’nın oğlu olan Hermes, bir mağarada dünyaya gelir. Bu hikâyeye kısacık bir ilahi ayrılmıştır ancak “Hermes’e” ilahisinde mağarada dünyaya gelen çocuğun tanrı olarak kabul edilip edilmeyeceği de ileride okunacak destanlarda karşımıza çıkacak bir sorudur.
Kitabın yapısı okumayı kolaylaştırıyor
Kitabın içindeki dipnotların yanı sıra, arkada bulunan Eski Yunanca-Türkçe Epitetler Sözlüğü, Yer ve Kişi Epitetleri Sözlüğü, Özel Adlar Sözlüğü, Öneri Niteliğinde Kaynakça ve Antik Yazarlar ve Yapıtları İndeksi, özellikle araştırmacılar için vazgeçilmez. Bu özenli ve kapsamlı kitabı, eski Yunan dini ve mitolojisine ilgi duyan okurlara tavsiye ediyorum.
Erman Gören kimdir?
Erman Gören 2005 yılında İstanbul Üniversitesi, “Eski Yunan Dili ve Edebiyatı” ve “Felsefe” lisans programlarından eşzamanlı mezun oldu. Yüksek lisans ve doktora tezlerinde arkaik Yunan şiirinde ve erken Yunan düşüncesinde hakikat sorununa yoğunlaştı. Şubat 2014’ten beri Eski Yunan Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır. 2017 yılında Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri alanında Doçent unvanı almıştır. Araştırmalarını Arkaik Yunan şiiri, erken ve klasik Yunan düşüncesi, Yunan filolojisi, Yunan yorum geleneği alanlarında yoğunlaştırmakta ve bu konularda lisans ve lisansüstü düzeyde dersler vermektedir. Pindaros, Bakkhylides, Arkhilokhos ve Sappho gibi arkaik Yunan şairlerinin yanı sıra, tiyatronun en önemli köklerinden biri olan Aristophanes’in komedyalarını, Loukianos’un fantazilerini ve komik diyaloglarını, Yunan düşüncesinin klasiklerini oluşturan Platon, Aristoteles ve Proklos gibi filozofların metinlerini de dilimize kazandırmaya çalışmaktadır. (https://www.yapikrediyayinlari.com.tr/yazarlar/erman-goren)
Kaynakça
- Erhat, A. Homeros (Gül ile Söyleşi). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. İstanbul, 2021.
- Gören, E. Arkaik Yunan Şiiri Antolojisi. Yapı Kredi Yayınları. İstanbul, 2018.
- Graziosi B. & J. Haubold. Homer: The Resonance of Epic. Bloomsburry Academic, 2005.
Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.
Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.
Beğendiğin cümleyi kartla paylaş
Bu kitaptan alıntılar
Bu kitaptan henüz alıntı eklenmemiş. Yukarıdaki karttan ilk alıntıyı sen paylaş!
Bunun gibi kitapları kaçırmayın
Her sabah günün kitabı, her pazartesi haftanın seçkisi. Sadece okumaya değer olanı.
Yapı Kredi Yayınları kitapları
Transkripsiyon
Kelimeler ve Resimler
Ufuk Yolculuğu
Neyi Bilebiliriz?
Sonrası – Evlilik ve Ayrılığa Dair