Etkileyici konuşan bir siyasetçiden sahneyi dolduran bir pop yıldızına, konuşması milyonlarca kez izlenen bir TED konuşmacısından bol takipçili bir sosyal medya fenomenine kadar pek çok kişiyi “karizmatik” diye tanımlarız. Fransızca charisme sözcüğünden dilimize geçen “karizma”, TDK’ye göre “etkileyicilik” anlamına geliyor. Mikrososyoloji alanının önde gelen isimlerinden Randall Collins, Karizma adlı kitabında gündelik bir övgüye dönüşen bu kavramın sosyolojideki karşılığını ele alıyor.
Max Weber’in sosyoloji dünyasında yaygınlaştırdığı karizma terimin kökleri, Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde kullanılan ve “Tanrı vergisi” anlamına gelen Yunanca bir sözcüğe kadar uzanıyor. Collins kitabında, bir insanın kalabalıkları peşinden sürükleme gücünü “doğuştan gelen bir büyü” açıklamasına bırakmıyor; kişiliğin, bulunulan anın ve çevreyle kurulan ilişki ağlarının etkisini araştırıyor. Böylece kitap, büyük insanlara atfedilen gizemin hangi ilişkiler ve koşullar içinde üretildiğini gösteriyor. Karizma kitabı İsa, Kleopatra, Jeanne d’Arc, Arabistanlı Lawrence, Marilyn Monroe, Hitler, Madam Mao ve Eleanor Roosevelt gibi birbirine hiç benzemeyen figürler üzerinden karizmanın farklı biçimlerini, nasıl kazanıldığını ve hangi koşullarda yitirildiğini inceliyor. Farklı dönemlerden seçilen bu örneklerin çeşitliliğiyle kitap; siyaset, liderlik, şöhret kültürü, sosyal ağlar ve nüfuzun gündelik işleyişiyle ilgilenen okurlara sesleniyor. Karizma Güney Çeğin ve Abdulhalim Karaosmanoğlu’nun çevirisiyle Metis Yayınları tarafından Türkçeye kazandırıldı.
Tanıtım bülteninden
Mikrososyoloji uzmanı Randall Collins, İsa’yla Kleopatra’dan Jeanne d’Arc’a, Arabistanlı Lawrence’la Marilyn Monroe’dan Hitler’e, Madam Mao’dan Eleanor Roosevelt’e uzanan bir yelpazedeki tarihsel figürleri birleştiren ortak noktalardan birini, karizmayı inceliyor. Peki, karizma dediğimiz aslında nedir, iktidar ve nüfuzla nasıl bir bağlantısı vardır?
Kitleleri peşinden sürüklemiş şahsiyetleri karizmatik kılan unsurları, karizmanın farklı farklı türlerini ve iktidarla ilişkisini ayrıntılarıyla ele alan Collins sosyal ağların nüfuz edinmedeki etkisi üzerinde duruyor, karizmayı bağlamına oturtup hangi şartlarda ortaya çıktığını, ne kadar sürdüğünü açıklığa kavuşturuyor.
“Karizma” denen olgunun ardındaki toplumsal mekanizmaları görmek, bu niteliği taşıdığı varsayılan kişilerin uzak ve yakın çevrelerindeki insanlarla nasıl iletişim kurduklarına bakmak, tarihte veya günümüzde üstün, hatta ilahi güçler atfedilen şahsiyetlerin “büyüsünün bozulması”na katkıda bulunuyor. Karizmayı gizemli ve kişisel bir yetenek olmaktan çıkarıp toplumsal etkileşimlerin ürünü olarak kavramak, iktidarın nasıl kurulduğunu ve insanların neden bazı kişilerin etkisi altına girdiğini anlamanın da yolunu açıyor.
Kitaptan tadımlık
“’KARİZMA’ furyaya dönmüş bir sosyoloji terimi.
Bu terimi aslında Max Weber meşhur etti sosyologlar arasında. Kökleri, Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde kullanılıp “Tanrı vergisi” anlamına gelen Yunanca bir sözcüğe uzanır. Weber’e göre karizma, tarihi çığırından çıkaran, geleneğin ataletini kesintiye uğratıp tarihi yeni bir doğrultuda hareket ettiren güçtür. Yine ona göre dünya dinlerinin kurucuları genellikle karizmatik kişilerdi: İsa, Muhammed, Buda. Keza imparatorlukların kurucuları ve yeni türden devletleri yaratanlar da Büyük İskender’den Napolyon’a hep karizmatik figürlerdi.
Terim günümüzün yaygın kullanımında eski ağırlığını kaybetmiştir. “Karizmatik” sıfatı tarikat liderleri, popülist siyasetçiler, eğlence dünyasındaki isimler, spor yıldızları, hatta tek yaptıkları şık, gösterişli giyinmekten ibaret insanlardan bahsederken kullanılır olmuştur. İş dünyasında ise, Steve Jobs’un Apple başarısından bu yana, sahnede yapılan ürün lansmanlarında ve medyaya verilen görüntülerde her CEO’yu karizmatik göstermek için bilinçli bir çaba söz konusudur.
Bu kadarı aşırıya kaçmak oluyor tabii. Terimin bu tür kullanımları mantıklı mı diye test etmek için Weber’in ölçütüne başvurabiliriz: Söz konusu kişi gerçekten tarihi değiştirip yeni yönlere sevk etmiş midir? Etmediyse “karizma” demek abartıdan (şişirilmiş balondan) öte değildir, modaya uygun bir mecazdır, o kişinin önemini şişiren bir mübalağadan ibarettir.
Yine de karizmayı bir yelpaze gibi değerlendirmek faydalı olabilir. Bazı insanlar yarı yarıya karizmatiktir, her yönden değil, belli açılardan karizmaları vardır. Terimi birilerini göklere çıkaran bir kelime yerine sosyolojik bir araştırma tasarısı olarak kullanabiliriz: Karizmanın farklı unsurlarının ayırdına vararak nasıl işlediklerini, kimi zaman da nasıl çuvalladıklarını gösterebiliriz.
Bu kitaptaki niyetim, karizması üst düzeydeki kişilere bakıp bu karizmayı nasıl edindiklerini incelemek. Kişiyi bağlamına yerleştirerek bunun nasıl yaşandığını, karizmanın ne zaman ortaya çıkıp ne kadar sürdüğünü görmek.” s 11-12
Randall Collins Kimdir?
1941 doğumlu. Pennsylvania Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde devam ettiği çalışmaları, siyasi ve iktisadi değişimin makro-tarihsel sosyolojisinden yüz yüze etkileşimin mikro-sosyolojisine, toplumsal çatışmadan entelektüel sosyolojisine kadar geniş bir alana yayılıyor. Birçok dile çevrilen kitaplarından başlıcaları şunlar: The Sociology of Philosophies: A Global Theory of Intellectual Change (Felsefeler Sosyolojisi: Küresel Bir Entelektüel Değişim Teorisi, 1998), Macro-History: Essays in Sociology of the Long Run (Makro-Tarih: Uzun Vadenin Sosyolojisi Üzerine Denemeler, 1999), Interaction Ritual Chains (Etkileşim Ritüeli Zincirleri, 2004), Violence: A Micro-Sociological Theory (Şiddet: Mikro-Sosyolojik Bir Teori, 2008). Collins’in Türkçeye çevrilen bir kitabı var: Toplumun Keşfi (Makowsky ile birlikte, Nobel, 2014).
Metis Yayınları’ndaki kitapları
Kapitalizmin Geleceği Var mı?, 2014
Karizma, 2026
Kaynak: Metis
Yeni çıkan kitap tanıtımlarını incelemek için tıklayın.
Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.
Bu kitaptan bir cümleyi güzel bir görsele dönüştür
Beğendiğin cümleyi yaz; kapaklı premium kartı indir, WhatsApp ve sosyal medyada paylaş.
Bu kitaptan alıntılar
Bu kitaptan henüz alıntı eklenmemiş. Yukarıdaki karttan ilk alıntıyı sen paylaş!
Bunun gibi kitapları kaçırmayın
Her sabah günün kitabı, her pazartesi haftanın seçkisi. Sadece okumaya değer olanı.
Benzer Kitaplar
Zamanın Duyguları
Zulmün Adını Koymak
Neden Neden
İktisatçı Gibi Düşünmek
100 Nesnede Kadınların Tarihi