Babasının ölümüyle yüzleşen bir anlatıcının zihinsel ve duygusal yolculuğunu anlatan Bahçıvan ve Ölüm, hem bireysel bir kaybın izini sürüyor hem de Bulgaristan’ın komünist geçmişine, ataerkil kültürüne ve sessizlikle yoğrulmuş aile hayatlarına ışık tutuyor.
Gospodinov, uzun yıllarını bir bahçeye adamış babasını “omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir Atlas” gibi tanımlarken onun kaybıyla tetiklenen anıların izinden gidiyor. Ölümle birlikte uyanan belleğin, hatırlama ile uydurma arasındaki geçişli doğasını sorgularken yazmayı hem bir bellek çalışması hem de bir hayatta kalma aracı olarak konumlandırıyor. Bahçıvan ve Ölüm, sevgiyle kurulan bağların ölümle nasıl sarsıldığını ama aynı zamanda nasıl sürüp gidebildiğini anlatıyor.
Bahçıvan ve Ölüm, doğrudan bir anlatım diliyle babaya duyulan sevginin çeşitli ve sessiz biçimlerini görünür kılıyor. Gospodinov’un anlatıcısı, babasının bahçesini bir sevgi beyanı, “açıkça ‘seni seviyorum’ denmeyen bir kültürde sevginin tek biçimi” olarak görüyor. Babasının hayat enerjisini çiçeklere ve meyvelere dönüştürdüğünü fark ediyor.
Anlatıcının hem hastane odasında hem mezar başında babasının yokluğuyla kurduğu ilişki, ölüme ve hafızaya dair felsefi bir sorgulamaya dönüşüyor. Kitap aynı zamanda, komünist dönemin baskıcı ataerkil kültürüne karşı da sessiz bir başkaldırı niteliğinde Gospodinov, babasının sıradan gibi görünen hayatını, politik bir jest olarak yeniden anlamlandırıyor.
Kitap boyunca Gospodinov, Bulgar geleneklerini ve ölüm ritüellerini anlatırken, teknolojinin yas sürecine nasıl müdahil olduğunu da gözler önüne seriyor. Ölümden sonra çalan bir cep telefonu, hatırlanmaya devam eden numaralar, mezara gömülen cihazlar… Yas, sadece duygularla değil, günlük hayatın içindeki nesnelerle de örülüyor.
Bahçıvan ve Ölüm, türler arasında dolaşan bir roman: anı, deneme, kısa anlatı ve otobiyografik kurgu arasında salınan metniyle, okuru hem bireysel hem toplumsal bir belleğe ortak ediyor. Bir oğlun babasını yitirme hikâyesi üzerinden geçmişle, sessizlikle, yasla ve sevgiyle hesaplaşan çok katmanlı bir anlatı sunuyor. Gospodinov’un samimi sesiyle yoğrulan bu kitap, yalnızca bir kaybın hikâyesi değil, aynı zamanda sevmenin, hatırlamanın ve devam etmenin yollarını arayan herkes için yazılmış güçlü bir edebi metin.
Kitaptan Bir Bölüm
Hemen söyleyeyim, bu kitabın sonunda başkahraman ölüyor. Hatta sonunda bile değil, daha ortasında, ama vefatının öncesini ve sonrasını anlatan tüm hikâyelerde o yine hayata dönecek. Çünkü, Gaustin’in dediği gibi, geçmişte zaman tek yönlü akmaz.
Küçükken kütüphaneden sadece birinci şahıs ağzından yazılmış kitapları seçerdim çünkü onlarda başkahramanın ölmediğini bilirdim.
Eh, gerçek kahramanının ölmesine rağmen birinci şahıs ağzından yazılmış bir kitap bu.
Sadece hikâyelerin anlatıcıları hayatta kalıyor, ama onlar da bir gün ölecek.
Sadece hikâyeler hayatta kalacak.
Georgi Gospodinov Kimdir?
1968 yılında Bulgaristan’ın Yambol kentinde doğan Georgi Gospodinov, Sofya Üniversitesi’nde Bulgar Filolojisi eğitimi aldıktan sonra Bulgar Bilimler Akademisi’nde Yeni Bulgar Edebiyatı üzerine doktora yaptı. 1992’de yayımlanan ilk şiir kitabıyla edebiyata adım attı. 1999’da yayımladığı ilk romanı Doğal Roman, uluslararası düzeyde büyük ilgi gördü ve birçok dile çevrildi. 2012 tarihli Hüznün Fiziği romanı ise Bulgaristan’da Yılın En İyi Romanı seçildi, Jan Michalski ve Angelus gibi önemli edebiyat ödüllerine layık görüldü.
2020’de yayımlanan Zaman Sığınağı, yazara İtalya’nın en prestijli edebiyat ödülü olan Premio Strega Europeo’yu ve 2023 Uluslararası Booker Ödülü’nü kazandırdı. edebiyatta türler arası geçişlere açık yapısıyla dikkat çeken Gospodinov, şiir, roman, öykü, oyun ve deneme türlerinde eserler veriyor. Aynı zamanda Bulgaristan’ın ilk grafik romanlarından biri olan The Eternal Fly’ın da yaratıcısı. Eserleri dünya çapında 30’dan fazla dile çevrildi.
Death and the Gardener by Georgi Gospodinov review – how it feels to lose a father
Georgi Gospodinov’s Death and the Gardener: an absurdist elegy
Yeni çıkan kitap tanıtımlarını incelemek için tıklayın.
Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.
Beğendiğin cümleyi kartla paylaş
Georgi Gospodinov’dan diğer kitaplar
Metis Kitap kitapları
Kabalık Çağı
Ve Her Şey Aya Büründü
Zulmün Adını Koymak
1950’lerde Madrid’de Sonbahar
Canavarların Vaatleri-Türkçe Feminist Spekülatif Kurmacaya Musallat Olanlar