İçeriğe atla

Küçük Yuvarlak Taşlar – Melisa Kesmez

İnceleme

5,0 5,0 1 değerlendirme

Künye

YazarMelisa Kesmez
EditörBegüm Saracel
Yayıneviİletişim Yayınları
Geçtiği Dönem2000 – 2025
TürüÖykü
Sayfa Sayısı84 sayfa
Ebat13 x 19,5 cm
İmla☺️ İyi
Okur YaşıGenel Yetişkin Okur Kitlesi
Hedef KitleÖykü kitapları okumayı sevenler.
Okuma Süresi~2 sa (tahmini)
YazanBaşak Bingüler

Edebiyat Haritasında

Geçtiği yer Türkiye

Kişiler Elif · Mehmet · Nergis

🗺️ Haritada gör
Paylaş

Küçük Yuvarlak Taşlar’da üç hikâye yer alıyor: Nergis’in Hikâyesi, Elif’in Hikâyesi ve Mehmet’in Hikâyesi. Melisa Kesmez’in diğer hikâye kitaplarından farklı olarak bu üç hikâyenin anlatıcıları parçalanmış bir ailenin fertleri olarak birbirlerine bağlı ama bir o kadar da bağımsız üç ayrı hayat okurlara sunuluyor. Tıpkı kayalardan kopan taş parçaları gibi…

Bilge Karasu’nun kitabın girişinde yer alan “İpi, koptuğu yerden bağlamağa çalışmalı. Denemeli, hiç değilse,”cümlesinin alıntılanması, okuyucuya elinde yeni başlangıçlara dair naif hikâyelerle dolu bir kitap tuttuğunun ipucunu veriyor.

Kitabın temelde anne olma meselesi çevresinde şekillenmesinin yanı sıra şefkat arayışı içindeki aşk kandırmacılarını, insanın anlaşılmaya olan ihtiyacını, gerçek sevginin affetme gücünü, dostlukları, vazgeçişleri, sessiz sedasız yaşanan sevdaları, yarım kalmış ilişkileri, baba kız ilişkisini, pişmanlıkları, yüzleşmeleri ve bunlar gibi birçok meseleyi okuyucunun boğazında düğümlendiriyor. Bir yandan da bütün karamsarlıkların, mutsuzlukların ve aldatmaların içindeyse de parlayan değerli taşların varlığı okuyucuya bir nefes aldırtıyor.

Kısaca, her okurun yaşanmışlıklarına ve hayat akışına göre farklı bir yerinden tutabileceği sayfa sayısı kısa ama duygusu yoğun bir çekirdek aile hikâyesi.

Doğanın kayıtsız şartsız kucak açışı

Üç hikâyenin anlatıcısının da tek ortak noktası, sadece parçalanmış bir ailenin fertleri olmaları değil aynı zamanda hep bir yol hâlinde olmaları, içlerindeki sıkışmışlığa ve arayışa aynı yerde çözüm aramaları da onları tek bir mekânda birleştiriyor. Gabayemiş Koyu, onlar için bir arınma, tazelenme, nefes alma ve çözüm bulma yeri.

Bütün karakterler, hayatlarının belli dönemlerinde kendilerini farklı yollardan ve farklı nedenlerle orada buluyor: Nergis, kızıyla yüzleşmek ve yeni bir başlangıç yapmak için gereken cesareti ararken; Elif, büyük bir çıkmazın içinde geleceğinin anahtarlarını bulmaya çalışırken; Mehmet ise yüzleştiği soğuk gerçeklikle baba olmanın aslında ne demek olduğuna karar vermeye çalışırken.

Bütün cevapları ve bütün soruları tükettiğimiz yerde doğaya geri dönerek hayatın bütün o karmaşasından, insanların yargılarından, şehrin o gürültü patırtısından uzaklaşıp doğanın o kirlenmemiş sadeliğinde, sıradanlığında nefes almak bize unuttuğumuz birçok şeyi hatırlatıyor. Hızlı akan hayatta gene hızla sevmeye veya sevilmeye çalışıyoruz. Oysa sevmenin aceleye gelmeyeceğini ve gerçek sevginin en çok ihtiyacımız olduğunda bizi sarıp sarmalayarak iyileştireceğini unutuyoruz, tıpkı doğanın bizlere bütün hatalarımıza rağmen her defasında kucak açışı gibi.

Dağılmış yapboz parçaları

Hayatta yuvarlanan taşlar gibiyiz her birimiz. Bütün hüznümüzle, mutluluğumuzla ve eksik yönlerimizle bir diğer taşın üstüne düşüyoruz ve birikip küçücük bir tepecik oluşturuyoruz. Bu tepeciğe de “aile” diyoruz. Sonra bir anda taşlardan biri yerinden oynadığında bütün geçmişimiz gözler önüne seriliveriliyor. Kucağımızda kalan koca bir geçmiş yumağıyla ne yapacağımızsa her zamanki gibi gene bize kalıyor. Geçmişle yüzleşerek akan hayatın bir ucundan tutacak kadar cesaretli mi olacağız yoksa dört duvar arasında geçmişimizde takılı kalıp yaşamın kenarında kalacak kadar korkak mı?

Melisa Kesmez, dağılan bir ailenin yaşadıklarını ve geçmişlerini büyük bir titizlikle okurlarına ince ince sunuyor, kitabı bitirdiğinizde ise yapbozun parçaları birleşiyor ve bir tablo çıkıyor karşınıza. Aile olmaya, evlat olmaya, baba olmaya ve en çok da anne olmaya dair.

Nergis, Elif ve Mehmet hayatın o keskin virajlarıyla başa çıkmaya çalışırken verdikleri kararlarla kimi zaman kendilerini kimi zamansa karşısındakileri uçurumdan aşağı yuvarlıyorlar. Uçurumun dibinde her şeyden vazgeçip unutulduklarını zannederken de yaşamın onlara göz kırptığı yerden yeniden başlamak için ayağa kalkıyorlar. Bazen bir dost eliyle bazen geçmişten gelen bir misafirle bazense hatırlanan tatlı bir anıyla…

“Yaşam benden vazgeçmemiş, bana yeni bir sevme ihtimali yollamıştı. Yeni bir sevme, sevilme ihtimali. Lekesiz, ellenmemiş, yorulmamış bir ihtimal. Basılmamış kar. Girilmemiş bahçe. Kaçırmadığım, henüz kaçırmadığım bir tren.”

 Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.

Bu kitabı

Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.

Alıntı Kartı

Beğendiğin cümleyi kartla paylaş

X WhatsApp

Alıntıyı Bookinton’a eklemek için üye girişi yap

Okur Alıntıları

Bu kitaptan alıntılar

Bu kitaptan henüz alıntı eklenmemiş. Yukarıdaki karttan ilk alıntıyı sen paylaş!

Bunun gibi kitapları kaçırmayın

Her sabah günün kitabı, her pazartesi haftanın seçkisi. Sadece okumaya değer olanı.

Gönderim sıklığı

Çift onaylı kayıt · KVKK uyumlu · tek tıkla çıkış

Melisa Kesmez’dan diğer kitaplar

İletişim Yayınları kitapları

Benzer Kitaplar

1 Değerlendirme

ASLI SABUNCU · 14 Ekim 2022 · ★★★★★

Bookinton platformu sayesinde bir çok yeni kitaba ve yazara ulaşabiliyorum. Elinize sağlık. Bu kitabı sosyal medyada sıklıkla görüyordum alıp okuyacağım en kısa sürede.

Değerlendirme Yazın