Tarih, sosyoloji ve coğrafyanın bir aradalığı kaçınılmaz olsa da bu üç disiplini genel okur kitlesine okutturacak kitaplar çok az. Uygun dozun tutturulamadığı kitaplarda okuma süreci pek de sevilesi geçmiyor. Ulusların Düşüşü’nde ise okuru korkutacak bir bataklık yok. Anlaşılır bir dille yazıldığı için kitap kurgusal bir metin gibi rahatlıkla okunup alımlanabiliyor. Asıl vurucu olansa gerçeğin kurguyu aratmayacak olması. Tam bir nedensellik yumağında olduğu için kitaba salt bir kitap olarak bakmak, çoğu şeyin ıskalanmasına davetiye çıkarmış olacak.
Çevirmenin kaynak metne sadakat sözünü göz önünde bulundurursak asıl metnin anlatım tarzına dair bir fikir yürütebiliriz. Acemoğlu ve Robinson, taradıkları binlerce kaynağı, bilgi, belge ve gözlemi öyle bir sentezlemiş ki okur, karşısında sıkı çalışılmış ve bütünleştirilmiş bir metin buluyor. Olayların neden sonuç bağı, bulgulara ilişkin yorumlar, ülkelerin ve toplumların pek az bilinen yönleri kitabın panoramik yapısına katkı sunuyor.
Derin bir içerik
Ulusların Düşüşü, tekdüze akan bir kitap değil. Tarihsel kırılmaları, şaşaalı dönemleri, güçlü orduları ve tarımdaki üretkenlikleri kitabın kapsamında görebiliyoruz. Günümüzde siyasi, ekonomik ve toplumsal krizlerden belini doğrultamayan ülkelerin çok da uzak olmayan bir geçmişte aydınlık dönemler yaşadığını okumak bir hayli şaşırtsa da söz konusu ülkelerin neden bu hâle geldiğini okuyunca şaşkınlığımız yerini sorgulamalara bırakıyor. Nedenler ve sonuçların sıkı sıkıya bağlılığı dünya toplumlarının bir nevi anatomisini ortaya çıkarıyor. İşler yolunda gidip bereketli topraklar halkı doyururken Hollanda’nın yok ettiği yerel gruplar, Britanya’nın sömürdüğü Hindular, generallerce köle edilen halklar ve modern çağda olmalarına rağmen hâlâ toplumu ilkel bir zihniyetle yöneten liderler… Metindeki ayrıntıları takip ettiğimizde Afrika’nın neden Afrika, Amerika’nın neden Amerika olduğunu apaçık görüyoruz. Binlerce yıllık kültürel dokusu yalnızca birkaç yıl içinde yerle bir edilen toplumların içine düştüğü kronik sorunların varlığına işaret eden kitap âdeta dünyayı anlama rehberine dönüşüyor.
Kapsamlı dayanaklar
Görseller, dipnotlar ve yüzlerce kaynakçadan beslenen Ulusların Düşüşü, akademik yönden güçlü bir yapıya sahip. Kitap, bir fikir dayatmanın aksine konuyla ilgili tüm bulguları masaya yatırıp okuyucunun kendi çıkarımını yapmasına olanak tanıyor. Sade dili ve akıcılığı anlaşılmayı kolaylaştırırken ayrıntılara yer vermesi okura dünya ekonomisi, sanayi, tarih, inanç ve kırılmalara ilişkin geniş bir pencere sunuyor.
Bir olayın neden orada yaşandığını, bazı ülkelerin ayağının neden Mars’ta iken diğerlerinin hâlâ etnik ve dinsel çatışmalar içinde olduğunu ya da bazılarının ekonomik atılımlarla her geçen gün daha çok gelişirken diğerlerinin kronik kıtlık ve darboğazla mücadele ettiğini şeffaflıkla anlatan Ulusların Düşüşü, geniş okur kitlesinin mutlaka okuması gereken bir yapıt.
Modern dünyanın temelleri
Yazarların yarattığı yapı, modern okurun kafasındaki birçok soruya yanıt verecek güçte. Tarih boyunca yaşanan temel kırılmalara dikkat çeken yazarlar, modern dünyada yer alan ülkelerin neredeyse tamamını kapsayan bir içerik yaratmışlar. Neden sonuç ilişkisi, alt nedenlerin ortaya çıkardığı büyük resimler ve bunlara yol açan liderler… Yalnızca tek bir insanın tutumları ile yıkılıp ortadan kalkmış toplumlardan sistematik sömürüye kurban olanlara kadar kapsamlı bir yelpaze sunan kitabın zamanı oldukça geniş tutulmuş. Günümüzde yaşadığı kırılmalar sonucu belini doğrultamayan ya da pek çok alanda gelişmeye devam eden toplumları oluşturan dinamikler net bir üslupla yansıtılmış.
Politik tutumun toplumun ve bireyin yaşamına ne kadar etki edebileceğini vurucu bir şekilde yansıtan kitap, kaderin bir nevi sosyolojik anatomisini yansıtıyor. İnsan ürünü bir duvarın ayırdığı sınırları yaratan şeyin tartışmasında buluyor kendini insan. “Sınır mı duvarı var etmiş yoksa duvar mı sınırı?” sorusu, dikkatli bir okuyucunun gözünden kaçmayacaktır.
Bu eseri siz de okudunuz mu? Bizimle yorumlarda paylaşmayı unutmayın!
Not: Bu inceleme, Faruk Rasim Velioğlu’nun çevirdiği kitaptan yapılmıştır. Yine Doğan Kitap tarafından yayımlanan kitabın son baskısında güncel çevirmen adı Solina Silahlı olarak belirtilmiştir.
—
Daron Acemoğlu kimdir?
John Bates Clark Onur Ödülü ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen ekonomist. İktisat dünyasında isminden bir hayli söz ettiren Acemoğlu, yaptığı çalışmalarla salt iktisata değil sosyal bilimlerin birçok dalına katkılar sundu.
James Robinson kimdir?
Harvardlı siyaset bilimci ve ekonomist. Latin Amerika ve Afrika konusunda sözü geçen Robinson, uzun yıllar Botsvana, Mauritius, Sierra Leone ve Güney Afrika’da kaldı.
Diğer kitap incelemelerini okumak için tıklayın.
Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.
Beğendiğin cümleyi kartla paylaş
Bu kitaptan alıntılar
Bu kitaptan henüz alıntı eklenmemiş. Yukarıdaki karttan ilk alıntıyı sen paylaş!
Bunun gibi kitapları kaçırmayın
Her sabah günün kitabı, her pazartesi haftanın seçkisi. Sadece okumaya değer olanı.
Aydın Meral’dan diğer kitaplar
Servi Nine ve Üç Güzeller – Arlin Çiçekçi
İnceleme
Normal Olmak Varken Neden Mutlu Olasın – Jeanette Winterson
Doğan Kitap kitapları
Seni Seviyorum Uçur Beni
Kum Tefrikaları
Rüyaya Benzer
Onu Sevdiğim Zamanlar
Çevrimiçi Tuzaklar
Cehennem Diskosu
Benzer Kitaplar
Zamanın Duyguları
Zulmün Adını Koymak
Neden Neden
İktisatçı Gibi Düşünmek
100 Nesnede Kadınların Tarihi