İsimler, yıkıcı bir fırtınanın ardından başlayan bir yolculukla açılıyor: Cora, dokuz yaşındaki kızı Maia ile birlikte yeni doğan oğlunun nüfus kaydını yaptırmak üzere yola çıkıyor. Ancak bu sıradan görünen an, hayatlarının seyrini belirleyecek bir eşikte duruyor.
Cora’nın eşi Gordon, toplum içinde saygın bir doktor olarak bilinirken evin içinde buyurgan ve baskıcı bir figürdür. Oğluna kendi adının verilmesini ister; bu, aile geleneğinin bir parçasıdır. Fakat nüfus memuru “İsmi ne olacak?” diye sorduğunda Cora duraksar. Bu kısa tereddüt, romanın bütün dünyasını açan kırılma anına dönüşür.
İsimler, bu anın ardından üç farklı ihtimali yan yana getirir. Çocuğun adı Bear olur; gelişi, doğduğu geceki fırtına kadar sert bir etki bırakır. Ya da adı Julian olur; annesinin ona seçtiği, kendi hayatını yaşayabilmesi için bir ihtimal olarak görülen bir isim. Ya da gelenek ağır basar ve çocuk Gordon adını alır; babasının gölgesini ve mirasını daha baştan taşımaya başlar.
İsimler, üç ismin, tek bir hayatın üç ayrı biçiminin ve tek bir kararın tetiklediği sonsuz ihtimallerin izini sürüyor. Ev içi şiddetin nesiller boyunca süren etkileri, aile bağlarının hem kopmaz hem de boğucu yapısı, bireyin kendi kaderini tayin etme çabası ve iyileşmenin mümkün yolları bu üç farklı akış içinde yankılanıyor. İsimler, yalnızca bir “ya şöyle olsaydı?” hikâyesi değil; seçimlerin, korkuların ve cesaret anlarının bir hayatın yönünü nasıl değiştirdiğini sorgulayan çarpıcı bir roman olarak öne çıkıyor.
Guardian, New York Times, BBC, Amazon ve Times tarafından yılın en iyi romanları arasında gösterilen İsimler, tek bir kararın ağırlığını ve bu kararın açtığı yolları güçlü bir anlatıyla görünür kılıyor.
Kitaptan Bir Bölüm
Cora bebeğin üstüne büyük gelen kar tulumundan ay gibi çıkan yüzüne bakıyor. Bir an için itmeyi bırakıp bebeği çevreleyen o talk pudralı kozaya doğru eğiliyor. Onunla göz göze gelen bebeğin gözlerinde bir heyecan titreşiyor, kundaklı kollarıyla bacakları deliler gibi çırpınarak kutlama yapıyor. O bir Gordon değil. Cora gözlerini kırpıştırarak seni seviyorum dedikten sonra tekrar doğruyu buluyor. “Biliyorum musun, aslında baba anlamına gelen isimlere de baktım ve en çok çok baba anlamına gelen Julian’ı sevdim.”
Bu isim Cora için sorunlu topraklı baladlarla dolu uzun bir geçmişi temize çekmek demek ve bir süreliğine Gordon’la bu isim üstünde uzlaşabileceklerini de düşünmüş. Baba anlamına geliyorsa, yine de ona karşı saygı dolu bir bağlılığı ifade ediyorsa, Gordon’la boy ölçüşebilecek bir isim değil miymiş? Fakat bir akşam eve erken dönen kocası kanepeinin üstüne ters konmuş açık duran isimler kitabını alıp o sayfalara şöyle bir bakmış. Yalnızca kız isimleri, Cora, unutma. Oğlanın adı Gordon olacak. Kitabı çat diye kapatıp kitaplığa koyduğunda, bu konuyu konuşma fikri de rafa kaldırılmış.
Florence Knapp Kimdir?
Florence Knapp, daha önce yüzyıllar öncesine uzanan bir kapitone (patchwork) tekniği üzerine bir kurgu dışı kitap kaleme aldı ve Victoria and Albert Museum için hazırlanan Patchwork & Quilting adlı çalışmaya katkıda bulundu.
İsimler, yazarın ilk romanı.
In Florence Knapp’s dazzling debut, a name can change destiny
The Names by Florence Knapp – the verdict on spring’s hottest debut
Yeni çıkan kitap tanıtımlarını incelemek için tıklayın.
Bu kitabın geçtiği yer, zaman veya kişilere dair öneride bulunmak ister misiniz? Üye girişi yapın.
Beğendiğin cümleyi kartla paylaş
Bu kitaptan alıntılar
Bu kitaptan henüz alıntı eklenmemiş. Yukarıdaki karttan ilk alıntıyı sen paylaş!
Bunun gibi kitapları kaçırmayın
Her sabah günün kitabı, her pazartesi haftanın seçkisi. Sadece okumaya değer olanı.
Domingo Yayınevi kitapları
İnceleme
Gece Yarısı Treni
Kırılgan Çağ
ÜÇ TAŞ
Kopardığımız Fırtına
Roma Hikâyeleri
5,0